Yasak Elma

27 Mayıs 2008, 01:46

Share Yasak elma… Sevmek delicesine unutamayacağını düşünürek, korkarak biraz da…  Sevmek delicesine aklın hegemonyasından kurtulmaya çalışırcasına… Sevmek dokunamamak yakınlaştıkça; gözden kaybolduğunu görmek, hissetmek belki de… Sevmek anı yaşamak, yakalamak anı gözlerdeki pırıltıyı korkuyu birazda… Sevmek cesur olduğunu savunmak ve işi eyleme dökme kararlılığı… Sevmek... devamı »

Zaman Zaman

25 Mayıs 2008, 20:30

Share “Bilgisayarımdaki saati yok ettim, odamdaki tüm saatleri ortadan kaldırdım, hatta telefonumdakini bile. Tamamen zaman mefhumunu yitirdim.” Tırnak içinde yazılmış bu cümle herhangi bir romandan alıntı değil.  Bana ait bir cümle. Bu cümlenin amacı, hoş veya fantastik bir şey yaratmak veya henüz yazılmamış bir romanın herhangi bir cümlesi olmak hiç değil. Zaten o kadar şık da değil. Bana aitliğin ötesinde,... devamı »

“Intimate Enemies” ve Öldürme Üzerine

23 Mayıs 2008, 23:40

Share “1 kasım 1954′de 130 yıllık Fransız işgalinden sonra  Ulusal Özgürlük Cephesi (FLN) Cezayir’de ayaklanma başlattı. FLN, özgürlük anlaşmalarını amaçlıyordu. Fransa 500.000 genç asker göndererek cevap verdi. 1959′da BM kriterlerine rağmen Fransa Cezayir’de askeri operasyona başladı.” Çoğumuz bu konuya yabancı değil belki ve kimimiz de birhaber. Televizyon ve gazetelerde her gün görmeye alıştığımız... devamı »

yasaklılık ve tütün mesela

23 Mayıs 2008, 00:08

Share beşiktaştan kadıköye kadıköyden beşiktaşa çeyrek geçe çeyrek kala daraldı vapurlar yetişemez dostun susan dudağına karşılardı deposu tütünün varınca beşiktaşa bir zam bir kepçe bir kepçe bir zam tütünsüzüm yazamam selimiyede kışla öbür yanında gata sürgündedir hukuk öğrencileri aslında haydarpaşada maphusa benzetilirdi taş bina tamam oldu avluda voltayla yasak gelince mayısın ondokuzunda mayısın... devamı »

Aşkın Metafiziği

19 Mayıs 2008, 16:28

Share Siz bilgeler, yüksek ve derin bilgili Sizler ki derin düşünür ve bilir misiniz Nasıl, nerede ve ne zaman, çiftleştiğini her şeyin Niçin sevişildiğini, öpüşüldüğünü? Siz ulu bilgeler, yüzüme söyleyin! Kafa patlatın bakalım, bana ne olduğuna Nerede, nasıl ve ne zaman, Niçin başıma geldiğine bunların, hadi kafa patlatın! ARTHUR SCHOPENHAUER Yüzyıllardır hayatı anlamlandırmak için kendilerini düşünmeye... devamı »

b’AŞK’a

15 Mayıs 2008, 15:15

Share nerde tanıştık, nerden karşıma çıktın. hatırlamıyorum. ama üstündeki renkli elbisenin, bir tutkunun başlangıcı olacağı besbelliydi.  çok koşturdun peşinden, hiç uyutmuyordun. sürekli seni sayıklıyordum rüyamda, o upuzun ismini, çocuk dilimde.  sen hiç pas vermiyordun, sürekli beni itiyordun. sen çok büyüktün, koskocamandın. yerden göğe kadardın.  “daha çok küçüksün yavrum, büyü de... devamı »

E=mc küre

9 Mayıs 2008, 17:39

Share günlerdir yaşamımızı alt-üst eden genel geçer sorunlardan birazcık da olsa uzaklaşıp,asıl sorunlardan biri olan ve sadece bizi değil,tüm dünyayı tehdit eden ve gerçekten de tehdit olan sorunlardan bahsetmek istiyorum.nacizane bir fikrim olsun istedim çünkü kapımızdaki kuraklık ve değişen iklim koşulları bizi ne kadar ilgilendiriyor,biz ne kadar ilgiliyiz ve ne yapabiliriz konusu bence artık gündemimizi... devamı »

Bazıları ‘Meeting’ Sever

5 Mayıs 2008, 21:55

Share Hayatımızın her yerinde, her hafta Tandoğan meydanında, Kızılay’da gördüğümüz mitinglerin etkisi ne kadar olabilir ki bizi yönetenler üzerinde? Rutine gelmiş bir bağırış çağırış, rutini geçmiş bir curcuna… Üstelik, bu mitinglere gelenler haklıdır sadece. Gelmeyenler sorumsuzlukla, Mustafa Kemal’e ve ülkeye sahip çıkmamakla ve bu ülke için savaş vermemekle suçlanırlar. Gittiği mitingin... devamı »

Neden Vazgeçmiyoruz…

4 Mayıs 2008, 20:01

Share Her gün yeni yollar keşfediyorum Yeni yaşamlar, yeni hazlar Yepyeni insanlar tanıyorum her gün Yeni yüzler, yeni hüzünler Tanrının ne çok yüzü varmış diye söyleniyorum kendi kendime Her gün yeni korkular biriktiriyorum sana dair düşlerimde Yeni işkenceler ve o işkencelere maruz Metabolik anksiyeteler…  Yüzün  ellerime düşüyor  her sabah Ellerim yabancı oluyor sonra kendi bedenime Helezonik bir... devamı »

Erenler Aşkına

3 Mayıs 2008, 17:03

Share Bir çocuğun hayelleri Merhaba, ben Erdal. Adım genç kimse anlamına geliyor ve hep genç kaldım. Bu gün kırk altı yaşında, çocuklarının sevgisi ile gönlü alevlenen bir baba olabilirdim. Lakin 13 Aralık 1980 ‘den beri on yedi yaşındayım. Hepinizden küçük kaldım, bir türlü büyüyemedim. Başıma ne geldiyse, doğum günü pastamdaki mumları üflerken tuttuğum dilekten geldi. Daha güzel bir dünya istedim... devamı »

Sonraki Sayfa »

Bir Bakışta Radikal Genç