Küçük Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

2 Temmuz 2011, 15:13


Büyümek sözlük anlamında bedenen gelişmek olarak adlandırılır, bedenen gelişim zamanla olur ve gelişim bir yerden sonra durur. Eller büyür,  ayaklar büyür, beyin küçülür.

Evet beyin küçülür. Büyümeden önceki hal gider. Bir renge olan bağlılığı söner insanın veya sadece bir oyuncağa olan tutkusu. Yeri para alır, iş alır, kadın alır, erkek alır. Sürekli bir gelişme isteği sarar benliği, bilinmeyen bir tek kelime bir tek ima kalmaz dilde.

Sonra bir gün yalnız kalındığında “Ya sonra ?” der büyümüş çocuk kendine,  sonrası yoktur.  Ne tutku vardır hayata dair ne sevinç, eskiden dönmedolap geçince başlayan heyecan hiç bir zaman olmaz büyük çocuğun hayatında. Ve o dönen dolabın pas kokusu hiç bir zaman koklanamayacaktır küçük hayatında.

İşe gider işe gelir belki çok zengin olur ama ne bir çiçeğe duyulan sevgi, ne bir oyuncağa duyulan bağlılık  ne  hasta olunca annesiyle yatmanın güveni hiç bir zaman olamayacaktır hayatında.

Bunu bilen küçük adam düşüncelere dalar, işten, paradan, hırstan arta kalan zamanlarını sessiz bir yerde düşünmekle geçirir.  “Ya sonra ? ” der her zaman kendine “Ya sonra?”  her aradığı sorunun cevabını büyüdüğünden beri bulmayı öğrenmiş adam bu bir buçuk kelimelik sorunun önünde yumruklara boğulur. Çünkü o kadar kaptırmıştır ki kendine hırsa ve hayata sadece para kazanmak ve paralarını saymak için dönmedolapları, oyuncakları, kasetleri, şortları unutmuştur.

Bu küçük adam artık bu soruya daha fazla zaman ayırır.  Mesaiye kalmaz, ilgi delisi kız arkadaşını, pahalı arabasını ve kravatını bir oyuncakçıya gidip demir bir arabayla takas eder. Pahalı müzik çalarını satar onun yerine ufak bir kasetçalar ve Grup Vitamin kasetleri alır. Kendini küçük olmanın dayanılmaz hafifliğine bırakır ve o adamdan bir daha haber alan olmaz.



İlginizi çekebilecek yazılar:

Yorum yazın: