Nazım

17 Mart 2011, 17:09


 

Zamanı mıydı ah Nazım mürekkebini kurutmanın!

Ne hücreler yıldırmıştı ne de sürgünler.

Ahmed Arif‘ler arkandaydı senin

Ve adını bilmediğin nice nesiller.

Zamanı mıydı Nazım böyle zamanlarda göçüp gitmenin!

Boş kalan kalemini eller aldı parmaklarının arasından

Kurtarmaya çalıştıkça engellendi bedenler

Doldurmaya çalıştıkça mürekkebini, boşalttılar

Yazmaya yeltendikçe silindi bütün kelimeler.

Nazim Hikmet RanYa şiirler Nazım?

Şiirler kayıverdi dudakların arasından.

Zamanında milyonların okuduğu şiirlerin yerini

Dinlemeye tahammül edemediğimiz şarkılar aldı.

Peki ya türküler?

Bağlamanın tellerinde yaşayan duyguların yerini

Duymaya tahammül edemediğimiz notalar aldı.

Ya kitaplar?

Okumaya can attığımız kitapları yasakladılar.

Silindi raflardan bütün tozları

Yırtıldı sayfa sayfa

Yakıldı dize dize.

Ah Nazım zamanı mıydı gitmenin!

Kim koruyacak eserlerini?

Cilt cilt kitapların içi bomboş

Sadece patronların yaşadığı bir ülkede

Kim okurdu gençlik ateşinin yandığı devrim dizelerini?

Dize dize söktüler şiirinden cümlelerini.

Yetim kaldı şiirler

Öksüz kaldı şairliğin

Kuru yaprakları anlattığın cümlelerin yerini yazlık evler aldı

Üstüne oturup, derin derin daldığın o yemyeşil otların üstünde

Trilyonluk arabalar park ediyor artık.

Eskiden bir şiir deryasıydı deniz

Şimdi yatlar katlar kaplıyor mavilikleri.

O “Mavi Gözlü Dev” i küçültüp ceplerine attılar

Kör ettiler o denizden mavi gözleri

Erittiler kafasındaki düşüncelerini.

Mini minnacık bir kadını severdi eskiden

Şimdi mini minnacık etek giyen kadınları sevdi milyonlar.

Köy elbiseleri yok oldu Nazım!

Bozkırın, köylerin sembolü olan puşiler

Moda olup çıktı şimdilerde.

Gurur duyduğumuz Anadolu sokaklarını

Saçları jöleli, convers ayakkabılı gençler doldurdu.

Saflık mı?

Onu da yiyip bitirdiler.

Zamanı mıydı Nazım göçmenin!

Hani istikbal göklerdeydi?

Göklerde savaş uçakları uçuyor artık.

Vurdular gencecik bedenleri

Soldu gözlerin bakışları.

Çiçek kokularının yerini

Barut kokuları aldı.

Birbirimizi çekmek için saldığımız ipleri

Boyunlarına taktılar Deniz‘lerin Yusuf‘ların

Tekmelendi iskemleleri ayaklarının altından

Kırıldı boyunları.

Bilmiyorum kaç mısra karşılar düşüncelerini,

Seni anlatmanın keyfi ne kadar sürer.

Zamanı değildi Nazım gitmenin!

Ahmed Arif’lerin Yılmaz Güney’lerin yerini,

Serdar Ortaç’lar, Tuğba’lar aldı,

nazim hikmet ranHayır unutulmadınız!

Her şeye, herkese inat yazacağım sizleri.

Acı olsa da dizeler

Güzel günler gelmeyecek olsa da

Süreceğim motorları maviliklere!

 

Fırat EKŞİ

 Hacettepe Üniversitesi Türk Dili Ve Edebiyatı, Türk Halkbilimi Ana Bilim Dalı, 3. sınıf öğrencisi



İlginizi çekebilecek yazılar:

Yorum yazın: