Hayat(mış)
10 Eylül 2010, 20:10
Hayallerini aldılar insanların,
Sonra yavaş yavaş,
tek tek
Şeytanla bir olup rüyalarını.
Karabasan oldular insanlara,
İnsanları mahkum ettiler,
Haksız yere parmaklıklar ardına koydular
Adına adalet deyip,
Doğru olan bu deyip…
Oysa ki adalet insanın doğasına aykırıydı.
İnsan doğduğunda günahla doğmadı mı?
Babamız Adem yemedi mi yasak meyvayı?
Ama anlamadılar…
Bazı şeyleri düzeltme hakkını vermediler.
Doğrularla insanların canlarını acıtıp
Yalanlarla ellerindeki doğruları aldılar
Mahkum ettiler insanları…
Bir lokma ekmeğe, bir yudum sevgiye
Muhtaç ettiler insanları.
İnsanları birbirinden ayırıp
Sonra adına kader dediler…
Duygularını bile aciz ettiler insanların…
Ezdiler, küçülttüler sevgilerini…
Aşık olmayı utanılır şey ilan ettiler
Sanki ayıpmış, günahmış gibi…
Savaştılar, öldürdüler…
Yezid gibi zulmettiler insanlara,
İsa’ya yaptıklarını yaptılar…
Vücutlarını çarmıha germeselerde
Yüreklerini çarmıha gerdiler.
”Düşene bir tekmede sen vur.” dediler.
Ama bilemediler ki mesele tekme değil
Düşeni yerden kaldırabilmekti…
Anlayamadılar…
Yüreklerini koruyabildi sandım insanlar
Ama yüreklerde çoktan kaybedilmiş…
Anladım ki kalleşler, alçaklar
Yürekleri bile ele geçirmiş…
Yürekten bile dua edilmez olmuş
Onlar yüzünden…
Ve bu kalleşler,
Bu alçaklar
Bunca şeyin adını hayat koydular
Sanki insanlar yaşadıklarının adının
Ne olduğunu bilmiyor gibi…
Uğur Güney
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:


Yazan:



