Zümrüd-ü Anka
15 Haziran 2010, 16:50 | 450 kez okundu

Gözlerim diz üstü geceye kapaklanmış,
Ağzım dilim lâl
Çarşafın, baharı aratmayan desenlerine sarılıyor ellerim.
Hayyam’a tutuklu dilimde kekremsi bir şarap tadı,
Kulaklarımda ”ah” desem kırılacak badem ağaçlarının sesi,
Bedenim ruhuma teslim etmek üzere demini,
Ağzımda al al olan vişne tanesi,
Dokuz aylık yoldan gelen insan nefesi,
İçim dışım tohuma kaçmış,
Sanki sonsuzluğu yutacakmış da ömrüm…
Ya o, boğazıma düğümlenen acı?
Bir an önce keşfet diyor.
Cenneti, cehennemi ve yedi düveli..
Ah!
Birde olmasa Allah inancı?
Ellisine varsa da insan,
Zümrüd-ü Anka kuşu da olsa,
Yüreği avuçlarında
Bakmak istemiyor arkasına…
İşte!
Öyle yutkundum seni…
Sabiha Rana
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:
Yazıya yorum yazabilmek için önce giriş yapmalısınız.

Yazan:



