‘Dökme Kurşun’ Gazze

11 Ocak 2009, 20:39 | 272 kez okundu

 ’DÖKME KURŞUN’ GAZZE

27 Aralık 2008. Çoğumuz için sıradan bir tarih, belki de yılbaşı hazırlıklarına tüm hızıyla devam ettiğimiz bir tarih. Ama Gazzeliler için bu tarih sonun başlangıcından başka birşey olmadı. Ne yılbaşı ne Müslümanlık ne de masum Gazze halkının yok olmasını dinledi İsrail ve yine belli belirsiz bir sebepten ötürü Gazze Şeridi’ne her gün bombalar ve roketler yağdırıyor. Peki suçlu kim, suçlu var mı ki? Havadan ve karadan devam eden bu insanlık dışı savaşa sebep olan suç ne?

Bu saldırının nedeni olarak İsrail’in öne sürdüğü konu Hamas’ın Haziran ayından bu yana devam eden ateşkesi bozmuş olması. Ancak ateşkesin ilan edildiği andan bu zamana olan süreçte, İsrail fiili olarak zulmüne devam etmiştir.Filistin’in ateşkesten beklentisi olan sınır kapılarının açılması ve ticaretin kolaylaşması maalesef gerçekleşmemiştir. Bu sebepten ötürü Gazze halkı açlık sınırında yaşam sürdürmek zorunda kalmış, alt yapı ve sağlık hizmetleri felce uğratılmıştır. İşte şu günlerde dünya basınının gözünü ayırmadığı Gazze Şeridi saldırısı (sözde) ateşkes bozulmasından dolayı kaynaklanmıştır. Ancak İsrail Dışişleri Bakanı Zipi Livni’nin itiraf ettiğine göre asıl hedef Hamas’ın Gazze’deki egemenliğine son vermektir. Bunu yaparken de sadece Hamas değil, tüm Gazze halkı hedef alınmaktadır. Aralarında pek çok çocuğun bulunduğu masum sivillerin ölmesi İsrail tarafından zafer olarak algılanmaktadır. Türkiye dahil olmak üzere pek çok ülkenin (öyle ya da böyle) tepkisini koymuş olduğu bu savaş maalesef hala devam ediyor ve belki de şu anda pek çok masum Gazzeli son nefesini veriyor ve hayatları yerle bir ediliyor.

Bu konuyla ilgili BM Güvenlik Konseyi İsrail toplantılarına başladı. Konseyin dönem başkanı Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Koucher’in başkanlık yapmış olduğu toplantıda BM Genel Sekreteri, İngiltere Dışişleri Bakanı, ABD Dışişleri Bakanı, Filistin yönetimi lideri ve Dışişleri Bakanımız Ali Babacan konuşma yaptı. Toplantıda İsrail’in derhal saldırılarına son vermesi gerektiği ele alındı ve İsrail’in yapmış olduğu ‘dökme kurşun’ operasyonu kınandı. Ayrıca İsrail’in yapmış olduğunun herhangi bir politikasının olmayıp Gazze halkına katliam ve hatta soykırım yapmaktan başka birşey olmadığı da konuşuldu. Peki sonuç ne? Bu söylemler İsrail için ne ifade etmekte? Yapılan protestolar, atılan sloganlar, devlet büyüklerinin görüşmeleri İsrail üzerinde herhangi bir etki etmişe benzemiyor. Ayrıca yapılan ateşkes çağrısını da reddedildi. Bunun yanısıra İsrail ordusu BM’nin söylemiş olduğu, sivillerin sığınaklara götürülmesi ve daha sonra buralara da saldırı düzenlenmesinin gerçek olmadığını savunarak BM’yi yalanladı.

Bir yandan savaş devam ederken bir yandan da savaş ve İsrail ile ilgili soru işaretleri ortaya çıktı. Acaba bu savaşta İsrail’i fitilleyen başka ülkenin veya ülkelerin parmağı var mı? Akıllara ilk gelen isim ABD oldu, çünkü İsrail Amerikan emperyalizminin ve onun koruyucu kanatlarının altında yaşamını sürdüren bir ülkedir. İngiliz The Times gazetesinin haberine göre; İsrail mühimmat depolarından çekilen resimlerde, bombalar üzerinde Amerikan yapımı fosfor bombasını tanımlayan M825A1 yazısı görülmüştür. Bu resimler dünya basınıyla da paylaşıldı ve ABD-İsrail işbirliği teorisi akıllarda sadece soru işareti olmaktan çıktı. Fakat hiçbir teori ölenlerin üçte birinin 16 yaşından küçük olmasını, okullara saldırıların düzenlenip küçük bedenlerin feci şekilde can vermesini, çok ciddi ölümlere yol açan ve aslında kullanılması yasak olan misket roketlerin ve fosfor bombaların kullanılma sebebini, halkın yerle bir edilmesini açıklayacak derecede geçerli bir etkiye sahip olamaz.

‘Savaştan kaçış yok…’ Gazzelilerin dilinden düşmeyen söz. Savaştan kaçış yok çünkü İsrail askerleri halkın bölgeyi terketmesine izin vermiyor. Halk sürekli yer değiştiriyor ama sadece Gazze Şeridi içinde. Bir sonraki hedefin onlar olmayacağına dair kesin hiçbir şey yok. Bu insanlık dışı manzara için dünyanın her bölgesinden yardım ulaştırılmaya çalışılıyor. Türkiye de göndermiş olduğu 5 tırla bu yardım kampanyasına katılmıştır. Peki bu yardımlar halka ulaşacak mı? İsrail BM’nin yardım kamyonuna ateş açarak bu yardımların halka ulaşmasına engel olmaya çalıştı. Bu sebepten dolayı da BM yardım örgütü Gazze’deki yardım faaliyetlerini askıya aldığını açıkladı. Televizyonlardan takip ettiğimiz masum sivillere ve savaş çocuklarına bu yardımlar ulaşsa ne olur, onlara daha iyi olanaklar mı sunar, bu da ayrı bir muamma. Sadece televizyonlardan ve gazete resimlerinden gördüğümüz çocukların yaşadıkları dram hangi insanlık anlayışına sığıyor ki İsrail onları tamamen gözardı edip saldırılarına devam ediyor?

2009’un ilk günlerinde, sözüm ona artık medeniyet seviyesine gerçekten ulaşılmış bir zamanda, hangi medeniyet içinde olduğumuzu bize çarpıcı bir şekilde gösterdi İsrail. Buralardan ne kadar itiraz edersek edelim göstermeye de devam edeceği çok açık. Sadece söylemlerde kalan kınamalar, ateşkes kararları, işbirlikçi teoriler ve dahası İsrail’i  durdurmaya yetmedi ve yetmeyecek, Gazze’deki masum halkın zarar görmesine engel olamayacak maalesef.

Gazze yangın yeri.. yüreğimizdeki yangın yeri.. operasyon ‘dökme kurşun’.. İsrail.. Artık dökme kurşun..

 

Görkem Zeybekoğlu, ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 2.sınıf

İlginizi çekebilecek yazılar:

Yorum yazın: