Dünyanın Enerji Koridoru Türkiye

12 Temmuz 2008, 20:07 | 297 kez okundu

Türkiye’nin stratejik konumunun Türkiye’yi pek çok açıdan önemli kıldığı söylenegelmektedir. Buna göre Türkiye, Dünyanın merkezinde, oldukça zengin kaynaklara sahip olmasının yanı sıra stratejik olarak çok önemli bir konuma sahiptir. Acaba bu ne kadar doğrudur? Türkiye gerçekten önemli bir stratejik konuma sahip midir? Merkezi Londra’da bulunan, Osiaf’ın da sürekli katkılarda bulunduğu Avrupa Reform Merkezi’nin (Centre for European Reform, CER) yayınladığı “Avrupa Enerji Güvenliğinde Türkiye’nin Rolü” başlıklı bir çalışma bu soruyu enerji açısından cevaplamaktadır. Çalışmada, Türkiye’nin pek çok konuda, çevre ülkeler açısından önemli olduğuna dikkat çekilmesinin yanı sıra ‘Türkiye’nin büyük ve hızla gelişen bir ekonomi ve stratejik bir konuma sahip olduğu da ifade edilmekte ve Türkiye’nin gelecekte daha da kilit bir konuma ulaşacağı belirtilmektedir.
 
Katinka Barysch tarafından kaleme alınan çalışmada, Türkiye’nin enerji politikasına ve komşu ülkelerle gerçekleştirdiği politikalara bakılarak yapılan girişin ardından özellikle Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın dünyanın geleceği açısından çok önemli olduğuna yoğunlaşmış: Türkiye’nin dünyadaki petrol ve doğal gazın %70’inin bulunduğu bölge ile en büyük enerji tüketen bölgelerden birisinin arasında yer aldığı yani konumu gereği adeta bir ‘enerji koridoru’ olduğu vurgulanıyor.
 
Rapor, Türkiye’nin bazı politikalarının isabetliliğine de dikkat çekiyor: Eğer Türkiye’nin gelecekte planladığı petrole yönelik adımları gerçekleşme imkânına kavuşursa Türkiye’nin stratejik konumunun kat kat artacağına dikkat çekiliyor. Mesela eğer planlanan boru hatlarının tamamı yapılırsa dünyadaki petrolün %10’unun ve doğal gazın %15’inin Türkiye’den geçeceği belirtiliyor. Yani Türkiye, bu özelliği ile Avrupa’nın enerji güvenliği açısından da kilit bir konumda ve güvenlik endişesinin had safhaya ulaştığı günümüzde ve gelecekte çevre ülkelerin, Avrupa Birliği’nin dış politikaları bu gerçeğe daha fazla yoğunlaşacak gibi.
 
Ayrıca raporda, Türkiye’nin bu konumunun Türk Dış Politikası’nda kullanılabilecek bir imkân olduğu yani bu durumun Türkiye’nin yararına kullanılmasının olanaklı olduğu söyleniyor. Bu bize AB’nin neden Türkiye’den vazgeçemediğinin, aslında AB’nin gelecekteki politikalarını düşündüğünün bir kanıtıdır.
 
Bu durumun sonucu olan bir gerçek de ülkelerin Türkiyesiz bir enerji politikası gerçekleştirmelerinin pek akılcı olamayacağıdır. Yani Türkiye’nin bu konumu, çevre ülkeler açısından da hayati önem taşımaktadır. AB için bu önem, ‘güvenilir bir sınır’ – ‘tehlikeli çanlarının çaldığı bir kapı’; İran için ‘güvenilir bir yol ve dost’ – ‘kapalı bir dış politika; Rusya için ‘potansiyeli yüksek bir pazar’ – ‘kaçırılan fırsatlar’ arasında gidip gelirken Arap Dünyası için ise alternatifsiz bir güzergâhtır.
 
Kısacası, Türkiye, bu ‘enerji koridorluğu’nu çok daha olumlu kullanabilir. Bu öncelikle Türkiye’nin enerji işbirlikleri konusunda stratejik bir plan geliştirilmesini zorunlu kılarken, dış politikada da bu yönlere vurgu yapılmasını da gerektiriyor. Türkiye, önemli bir imkâna sahiptir ve bu imkân ancak akılcı politikalarla gerçekçi olacaktır.

(Rapor için: http://www.cer.org.uk/pdf/essay_turkey_energy_12dec07.pdf)

İlginizi çekebilecek yazılar:

Yorum yazın: