Kısas Ve Devlet

3 Eylül 2008, 04:12

Devlet, içinde suçların muhakkak cereyan ettiği bir havuzdur. Bu havuzda en basit tabirle suçlular ve mağdurlar vardır. Bu tabir, devletin bir boyutunu temsil eder ve bizim burda esas konumuz suçlar ve cezalardır.

Bir devlette suç oranının ciddi biçimde düşürülmesi alınacak güvenlik önlemleri sayesinde olamaz.Bu oranı düşürebilmek için devletin;

Ya müthiş bir refah düzeni oluşturması gerekir.Yani öyle bir düzen oluşturmalı ki kimse suç işlemeyecek kadar  eşit olmalı.

Ya da suçları önlemek için  güvenlik önlemi değil de caydırma esas alınmalıdır.

Güvenlik önlemleri ve stratejileri suçları önlemede her zaman yetersiz kalacaktır.Öyle ki devlet  ülkenin her köşesini aynı düzeyde koruyamaz.Böyle olunca suçlar güvenlik açığının olmadığı yerden açıklar verilmiş yerlere doğru kayacaktır.Mesela hırsızlık, iyi korunmuş bir mahalleden kötü korunan bir mahalleye doğru kayacaktır.Veya her yeri koruyabilse bile muhakkak açık verecek bu açıktan sıyrılabilecek suçlular yine suç işleyeceklerdir.

Her birey yapı olarak benzer olmadığından suç işlemeyi bir meziyete benzetebiliriz. Devlet içinde, psikolojik ve fiziksel açıdan diğerlerinden daha yetersiz olan insanlar var oldukça suç işleyen insanlar da meziyetinin farkında olacaklardır. Bu bir potansiyeldir. Suçlular tedbirli(güçlü) ile daha az tedbirli(daha az güçlü) arasındaki farkı görecek meziyetlerini kullanmak isteyeceklerdir. Örneğin güçlü olan ile zayıf olan iki birey arasındaki fark tabiatıyla olaylar karşısında güç kullanma isteğini doğuracak ve güç kullanılacaktır.Ama güç yönünden eşit iki birey birbirlerine karşı güç kullanarak arzularını yerine getiremeyeceklerini bilirler.Her yönden denklik varsa psikolojik ve fiziksel açıdan, iş güçlere değil demokratik çözümlere kalır.Ancak her şeyin eşit olmadığı bir devlette kesin olarak suç işleme isteği de doğacaktır bu açıdan.Sonuçta devlet de yeterli güvenlik donanımında olamayacağından suç işlenecek, mağdurlar mutlaka olacaktır.

Bu yüzden ya her yönden eşitlik ya da her yönüyle caydırma gerekir.Aslında birincisi günümüz Avrupa devletlerinde mümkün değildir.Bireyler arasında psikolojik ve fiziksel eşitlik sağlanamaz.Bu da suçu kaçınılmaz kılar.

Her yönden eşitliği sağlamak için devlet bir düzen oluşturamasa da aslında kısas ilkesiyle caydırıcı bir yapay eşitlik oluşturabilir. Mesela adam öldüren birisi öldürülenin yakınları tarafından devlet aracılığıyla öldürülebilirse veya öldürülenin yakınına devlet bu hakkı tanırsa herkes edilgen bir biçimde psikolojik ve fiziksel açıdan eşitlenmiş olur.Bu durum, bireyler arasındaki eşitsizliği ezici biçimde ortadan kaldırır.Meziyeti olanlar da kendisi dahil kimse arasında fark göremeyeceği için suç işleme isteğinde olamazlar.Ve suç işlemek neredeyse tarihe gömülebilir.

Suçluyu affetmek Allah tarafından da takdir edilmiştir.Eğer öldüren kişiyi öldürmekten vazgeçersiniz hayat kurtarmış olursunuz der Kuran.

2/178 İnananlar! Öldürmede size eşitlik farz kılındı. Hürre karşı hür, köleye köle, kadına kadın… Ama kim maktulun hısımları tarafından bağışlanırsa, o zaman uygun olanı yapması ve diyeti güzelce ödemesi gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra kim sınırı aşarsa onun için acı bir azap var.

2/179 Sizin için bu eşitlikte hayat kurtarma vardır, ey akıl sahipleri, böylece korunursunuz.

Elbette ki affetmek suç oranının tekrar artmasına sebep olmaz.Önemli olan eşitliktir ve suç işleyecek olanın bireyler arasında herhangi bir güç uçurumunu, eşitsizliğini görmemesidir.

Yorum yazın: