Genç Olmak, Eğlenmek Eşittir Sanat, Küçüktür 25
23 Ocak 2011, 20:35
Günümüzde birçok insanın farkında olmadan rahatlamak, stres atmak ve eğlenmek için seçimi sanatın farklı dalları. Bunlardan en yaygını şunlardır belki; sineme, tiyatro, konser. Çoğunlukla da bu alanlarda ülkemizin gelecek mirası gençler vardır. Gerek sahnede, gerekse takip kitlesinde. Bir de unutmamak lazım ki biz gençlere “Rehber ” olan yetişkinler.
Konumuz aslında biraz da yetişkinler ve gençler. Geçenlerde konuşmacı olarak katıldığın bir panel-forumda konuşulan bir diyalog aslında beni çokça etkiledi.
Panelin konusu: Seramik ve Kentte Sanat idi. Çanakkale 2010 gurubun yaptığı bu oturum Çanakkale’nin kültür-sanat hayatını zenginleştirip güçlendiriyor ve yerel mirasları tekrar göz önüne getiriyor ve bu Türkiye coğrafyasının her metre karesinde olsa keşke… Panelde ben Çanakkale de bulunan farklı gençlik guruplarının kültür sanat alanlarında neler yaptığını anlattım. Son zamanlarda Çanakkale de oldukça popülerleşen Latin Danslarından, Üniversite de bulunan toplulukların yaptığı çalışmalardan, yerelde ki farklı sanat guruplarının çalışmalarından örnekler verdim. Genel olarak bakıldığında şöyle bir fark ortaya çıktı; gençler birlikte sevdikleri şey için hareket ediyorlar, aslında bunu bir başkası için değil kendileri için yapıyorlar çünkü o öyle bir dünya istiyor.
Üniversite de bulunan seramik topluluğunu ele almak istiyorum bu noktada, Çanakkale’nin ismini aldığı çamur, seramiktir. Topluluk Çanakkale içinde ve dışında seramik hayatına, kültürüne ve sanatına karşı birçok aktivite de, projede bulunuyor. Üniversitenin bahar şenliklerinde, şehrin içerisinde olan halka açık aktivitelerde, yerel halk ile öğrencilerle torna çekiyorlar, geldikleri toprağa dair karşılıklı diyalogda bulunuyorlar. Çanakkale Dardanos da yapılan otistik kampının vazgeçilmez gönüllüleri, şehrin kıyısında köşesinde yok olmaya yüz tutmuş sanatçı ve zanaatçıları ziyaret edip çırak oluyorlar. Şimdi Seramik Topluluğunun olmadığını bir düşünün… Birde unutmadan bu gençler bu işte çokça da eğleniyorlar, nedeni de bu olsa gerek herhalde bunca sene bu işi gönüllü olarak yapmalarının.
Yıllardır konuşuyoruz, konuşuluyor. Biliyorum söz uçar, yazı kalır,” eylem yaşatır“.
Öyledir ki iletişimin en inandırıcısı da eylemdir, insanlar dokundukları, gördükleri şeylere inanırlar, sahip çıkarlar, satın alırlar, paylaşırlar.
Tiyatrolar da var Çanakkale’de, oyuncular var sokaklarda, dekorlar var bazı sahnelerde sabit, alternatif oluyor yepyeni birkaç lamba ile açılan açtırılan alternatif cep sahneler… Tüm bunlara dair yine ben varım diyor tiyatro gençlerin sayesinde. Zannediliyor ki sadece komedi var sahnede, eğlencesiz olmaz bu gençler yapamaz… Ama yok öyle değil işte, o sahnelerde ölüm sorgulanıyor, cehennemdeki deliler ortaya çıkıyor, bir sanatçının adımları konuşuluyor, bilimi anlatıyor, uzaya gidiliyor, zaman zamanda soylular görünüyorlar olmayan yeniden oldurulan sahnelerde gençlerce ve onlara inanan rehberlerce.
Şimdi rehberler sizedir sözüm; bizler bu ülkenin geleceğiyiz, eleştiriliriz açığız da, sorgulanırız şeffafız da, gerektiğinde koltukların altlarını da kabartırız milyonları.
Oy da kullanırız onsekizimizde, seçeriz büyükleri, ama yönetemeyiz yaşımız tutmaz, soramayız zamanı vardır, çok da konuşmayız. Vardır zaten geçmişte genç olan biri, gelmiştir sırası.
Geleceğiz ya biz; bu ülkede geldiğimizde yirmibeşimize seçilmeye aday oluruz, gençler hakkında konuşuyoruz hep sizler gibi… Ama kuşak hep değişiyor bizler gibi. Bir de tek bir dili var bu gençlerin; sanat… Çıkarlar dünya sahnesine oynarlar.
Bir sanat var Çanakkale’de öyle genç ki tükenmeyecek, unutulmayacak. Yeter ki onlara dokunalım, onlara soralım ne ihtiyaçları olduğunu…
Birim Ömer EROL
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:

Yazan:



