Mr. Milk

2 Ağustos 2010, 09:43 | 382 kez okundu


Yaşanmış bir hikayeden ve Mr. Milk’in kaydettiği anılarından yola çıkılarak çekilen film ABD’nin San Francisco eyaletinde geçiyor.

Mr. Milk 40 yaşına gelmiş ama henüz kendisi ve toplum için pek birşey yapmadığını düşünmekte olan bir eşcinseldir. O yıllarda sokaklarda öldürülen, polis tarafından tartaklanan ve öğretmenlik başta olmak üzere devlet görevlerinde çalışması engellenmek istenen eşcinsellerin haklarını savunmak için siyasete girmeye karar verir.

Mücadeleci ruhu ve tükenmez enerjisiyle Mr. Milk gerçekten de enteresan bir kişiliktir.

Filmin birçok sahnesini izlerken homoseksüel yaşantıları kendinize çok uzakve hatta itici bulabilirsiniz fakat insanları etiketlemeden önce onları insan olarak değerlendirebiliyor, Zenci-beyaz ayrımının ya da hitlerin yahudileri toplama kamplarına göndermesinin, kızılderili kabilelerinin yok edilmesinin sempatik olduğunu düşünmüyorsanız işte bu filmi de itici bulmayacaksınız demektir.

Filmi izlerken eşcinseller değil, onları toplumdan dışlamaya çalışan faşist düzen rahatsızlık veriyor. Din, dil, ırk, mezhep, cinsiyet ayrımcılığının önüne geçmek için halkın refahını önemsemesi gerekilen devlet düzenlerinin, birleştirici emeklerinden çok nasıl da kışkırtıcı davrandığı filmde tüm açıklığıyla ortaya konmuştur.

İnsanları etiketlemeden önce, onları toplumun bir parçası olarak görmeyi ve insanların cinsel tercihlerini yargılamadan önce düşüncelerini ve fikirlerini dinlemeyi acı bir tokat gibi yüzümüze çarptığı gerçeklerle ortaya sermiş güzel bir yapıt.


Faşizmin doruklarda olduğu bir dönemde ABD deki gaylerin yaşantılarını ve çektikleri sıkıntılar karşısında verdikleri azimli mücadelelrini inanılmaz şekilde anlatan bu film gerçekten Oscarlık.

Sean Penn’e gelince, çok zor bir role kolları sıvamış ama o kadar iyi oynamış ki acaba gerçekten eşcinsel mi diye düşündürüyor.

Yönetmen Gus Van Sant, Toplumun değerlerini, faşizmi, devlet düzenini, eşcinselliği, insanları etiketlemeden insan olabilmeyi tüm incelikleri ile ele almış. Kendini ifade edebilmek ve toplumda hakettiği yeri kazanmak için verilen mücadeleyi anlatan, geçmişten alıntı gerçek görüntülerle süslemiş, tarih ve azim kokan bu güzel bir kolaj sineması ile Mr. Milk ve değer yargıları çok uzun süre akıllarda kalacağa benziyor.

Sean Penn’in aldığı oscarı hak ettiğini düşünüyorum.
Sosyal içerikli güzel bir film.

İyi Seyirler.

Psk. Ezgi Başaran



İlginizi çekebilecek yazılar:

Yorum yazın:

Yazıya yorum yazabilmek için önce giriş yapmalısınız.