Pentagram II

23 Ağustos 2010, 07:29 | 552 kez okundu


Pentagram, Danimarka turnesinden önce kariyerlerinin ilk klibini de çektiler. Sinema ve Televizyon mezunu olan grubun gitaristi Hakan Utangaç yönetmenliğindeki klip bir inşaatın içinde yapıldı. Trail Blazer albümünden “Secret Missile” adlı şarkıya çekilen klipte solo gitarlarda gördüğümüz müzisyen bugün Şebnem Ferah’la sahnede izlediğimiz Metin Türkcan’dan başkası değildir.

Danimarka’ya giderken uçaktaki konuşmalar “bizden de bir şeyler çalalım” yönünde olmuş. Trail Blazer’da Mehter Marşı’nı yorumlayan grup, Danimarka’daki konserde Misket Havası’nı yorumlamış. Bu konuyla ilgili Nisan 2008 Rolling Stone röportajlarında Cenk Ünnü; “Türkiye’den gelmiş bir gruptuk, tamam metal çalıyoruz ama hani bizden de bir şey katmamızı bekliyorlardı” derken Tarkan Gözübüyük de “O tip şeylere karşı insanların ekstra bir ilgisi olduğunu fark ettik” diyordu.

Pentagram’ın bundan sonraki süreçte kafalarında canlandırdıkları şey de, sadece yurt dışını değil yurt içini de hedeflemenin zamanı geldiği yönünde olmuş. 1995 yılına gelindiğinde Ogün Sanlısoy solo projelerini gerçekleştirmek için gruptan ayrılmış, Trail Blazer’ın kayıt dönemi sonrası Los Angeles’a giden Demir Demirkan ise vatana ve gruba dönmüş oldu.

Pentagram’ın şüphesiz en popüler dönemi 1996 ve 1997 yıllarına denk gelmektedir. O dönem Pentagram yeni albümlerinin çalışmalarına başlamışken aynı anda yakın arkadaşları Şebnem Ferah’ın da ilk albümünü kaydetmesine yardım ediyorlardı. Tarkan Gözübüyük ve Demir Demirkan Şebnem’in albümüyle ilgilenirken Hakan Utangaç da yeni albümün kapak tasarımını hallediyor, yeni solist Sawdust’tan gelen Murat İlkan da gruba ısınma turlarını atıyordu. Ayrıca Demir Demirkan yine o yıl piyasaya çıkan Sertab Erener’in “Sertab Gibi” albümünün prodüktörlüğünü de üstlenmişti.

Pentagram nihayet gerçek anlamda Avrupa standartlarında bir albüm hazırladı. O zamanın büyük metal şirketi Century Media tarafından albüm satın alındı ve Avrupa basınından da ilgi gördü. Albümün kartonet tasarımı Güneydoğu Anadolu’daki terörü gözler önüne seren, son derece titiz bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıktı. Anatolia adını verdikleri albümde müzisyen zenginliği de farkediliyordu. Geri vokallerde Emre Altuğ, Ferhat Göçer, Şebnem Ferah gibi tanıdık isimler yan yanayken, Sertab Erener “Anatolia” şarkısındaki soprano vokaliyle bir kez daha göz kamaştırıyordu. Neyleri ise uzun yıllar grupla sahneye çıkacak olan İlhan Barutçu üstlenmişti.

5 Temmuz 1997 akşamı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki konserde seyirci katılımı muazzamdı. İnsanların kendi aralarında buldukları slogan daha sonra o konserin kaydını yayımlayan grup için konser adı olarak kaldı: Popçular Dışarı!

Anatolia albümünde neredeyse boş şarkı yoktu, konsept bir albümdü ama birbirinden farklı tarzdaki şarkıları birarada tutan tek Pentagram albümüydü aynı zamanda. Çünkü albümde “Anatolia” gibi bir oryantal metal şarkısı, “Behind The Veil” gibi progresivve metal şarkısı, “On The Run” gibi bir death metal şarkısı, “Welcome The End” gibi bir power metal şarkısı, “Sonsuz” gibi bir akustik Türkçe rock şarkısı biraradaydı.

Bir sene sonra grup bu albümü ölümsüzleştirmek ve koleksiyoncuları sevindirmek adına bir “Pentagram Seti” hazırladılar. Setin içinde Anatolia döneminin tişörtü, grubun Dolmabahçe Sarayı önünde çeklimş 1 metreye 80 cm.’lik posteri, Popçular Dışarı konserinin VHS görüntülü kaset kaydı (o dönemde DVD yoktuJ), konserin audio kaset kaydı, konserin CD kaydı, Pentagram kolyesi ve çıkartmalar vardı. Sadece 500 adet üretilen bu setten başka hiçbir üretim yapılmadı. Grup hakkındaki her şey neredeyse altın değerindeyken bu sete sahip olanlar küçük çapta bir servete de sahipler. Bu setten açılmamış paketten son bir tane kaldı ama o da grubun davulcusu Cenk Ünnü’nün Beşiktaş’taki Sinanpaşa Pasajı’ndaki dükkanında duruyor. Ve hiçbir bedel karşılığında kimseye vermiyor. Anatolia ve Popçular Dışarı albümleri toplamda 100.000’den fazla satarak Türkiye’de alanında bir ilke imza attı.

Grup Anatolia sonrası mecburi bir geri çekilmeye maruz kaldı. Üyelerin birer birer askere gitmesi, Demir Demirkan’ın gruptan ayrılması, yerine kimin getirileceği sorusu, yeni beste çalışmalarının zaman alması, yeni plak firmanın hangisi olacağı ve daha birçok soru gruba zoraki bir mola aldırtmış oldu.

Neyse ki Pentagram bu dönemi de atlatmayı bildi ve 2000 yılında biri Türkçe diğeri İngilizce olmak üzere iki albüm kaydetmek için stüdyoya girdiler. Önce plak firmasını buldular ve Noise ile anlaştılar. Solo gitarist pozisyonuna Onur Pamukçu getirildi ve 1998 – 2000 yılları arasında grupla çaldı. Ancak kayıtlar sırasında Trail Blazer turnesinde gruba eşlik eden Metin Türkcan da katıldı. Kayıtların çoğu Iced Earth’ün konser albümünün kaydedildiği yer olan Yunanstan’ın Sierra stüdyosunda tamamlandı. Geri kalan mix ve mastering çalışmalarını ise Türkiye’deki stüdyolarında tamamladılar. Önce dünyanın 51 ülkesinde ve biraz gecikmeli olarak Türkiye’de yayımlanan albümün adı “Unspoken” oldu. Şahsi fikrim Unspoken’ın yayımlanan en iyi Pentagram albümü olduğu yönündedir. We Come From Nowhere introsuyla açılan albüm In Esir Like An Eagle’la devam etmekte, albüme adını veren Unspoken’la şahlanmakta ve sözlerini Turgut Berkes’in yazdığı Lions In A Cage ile adeta metalik bir şölen sunmaktaydı. 2002’de ise ilk Türkçe albüm “Bir” raflardaki yerini aldı. Bu albümde Bir, Şeytan Bunun Neresinde, Bu Alemi Gören Sensin ve Ölümlü hitleri bulunmakla beraber, o zamana kadar yazılmış en iyi Türkçe sözlü metal şarkıları olarak tarihteki yerlerini almaktaydılar. Aynı yıl 2002’de dünyanın en büyük metal festivali Wacken Open Air’de sahne alarak, bir hayallerini daha gerçekleştirmiş oldular.

Grup “Bir” albümü sonrası bir dizi konser daha verdi. En son 2004 yılında Rock İstanbul ve Rock The Nations festivallerinde headliner olarak sahne aldılar ve yine köşelerine çekildiler. Bir zaman sonra ortamlarda ne zaman onların adları geçse “artık dağıldılar” demeye kimsenin dili varmıyordu. Bir yandan da grup üyelerinden herhangi bir açıklama gelmedikçe, kimse kötüyü çağırmamak için konuşmuyordu. Tabi bu dönemin biteceğine ve Pentagram’ın yine sahneye çıkacağına dair hiç inançlarını kaybetmeyenler de vardı.  

İşte o inançlarını kaybetmeyenler haklı çıktılar ve 17 Ağustos 2006 günü Pentagram’ın stüdyosundan ilk sesler yükselmeye başladı. Uzun bir hazırlık dönemi sonrası ilk konser 4 Şubat 2007’de Bostancı Gösteri Merkezi’nde verildi. Bundan sonra grup birçok festivalde ve konserde sold out metal şölenleri düzenlediler. 2008 yılında “1987” adlı DVD’lerini piyasaya sürdüler. En son grubun solisti Murat İlkan rahatsızlığı nedeniyle gruptan ayrıldı ve yerine The Climb’tan tanıdığımız Gökalp Ergen geldi.

Grup şimdi yeni albüm hazırlıklarını yapmaktadır.

Tuna Bahar
Pamukkale Üniversitesi Sosyoloji



İlginizi çekebilecek yazılar:

Yorum yazın:

Yazıya yorum yazabilmek için önce giriş yapmalısınız.