Oyuncu, Her Yerde Oyuncu
31 Ağustos 2010, 15:09 | 784 kez okundu
Hani tiyatrocuların fiks bir tribi vardır ya “tiyatro oyunculuğunun yeri başka, ne sinemaya benzer, ne de televizyona” diye, bana çok saçma geliyor bu. Çoğu tiyatro oyuncusu sinema ve televizyonda da çalışmasına rağmen, bunu sadece para için yaptığını söyler, sinema ve televizyon oyunculuğunu küçümser. Tiyatrocuları sanki gerçek oyunculuk sadece tiyatroymuş, diğerleri hiçbir şeymiş gibi davranmaya iten kendilerince sebepler vardır elbet. Peki, tiyatrocular bu tutumlarında ne kadar haklılar acaba?
Tiyatro oyunculuğuna kimsenin lafı yok. Çok özel bir iş olduğu ortada. En düz mantıkla bile bakıldığında, oyuncu sahneye çıkıp hiç hatasız iki saat boyunca rol yapıyor. Böyle bir çalışmayı Derviş Zaim geçtiğimiz yıl Nokta filmiyle yapmıştı. Zaim’e en iyi yönetmen ödülü getiren film, işlemiş oluğu bir suç yüzünden azap çeken ve bundan kurtulmaya çalışan bir adamın hikayesini konu alıyor. Filmin özelliği ise tek planda çekilmiş olması. Tuz Gölü’nün kıyısına kurulan sette kamera, kayıt dedikten sonra 85 dakika boyunca durmuyor. Yani, oyuncular bir tiyatro sahnesindeki gibi 85 dakika boyunca hatasız oynuyorlar. Nokta bu çekimiyle sinematografik olarak çok değerli bulunurken, içten içe tiyatroya da saygı niteliği taşıyordu.
Bu bize tiyatro oyunculuğunun kendi içinde özel olduğunu gösterse de, sinema ve televizyon oyunculuğundan daha üstün olduğunu göstermez. Çünkü sinema ve televizyon oyunculuğunu da kendi içinde oldukça özel yapan şeyler vardır. Mesela kamera karşısında oyuncunun duygusu kesintiye uğrar. Yani, çok önemli bir sahne çekilirken oyuncu belli bir duyguya çıkar. Sonra sahnenin ortasında yemek molası verilir. Çekim tekrar başladığındaysa, oyuncu kaldığı yerden devam edip duygunun devamlılığını sağlamak zorundadır. Bu durum sinema ve televizyona özeldir; tiyatro oyunculuğunun gereksinimlerinden değildir. Başka bir fark da role adaptasyonda görülmektedir. Tiyatro oyuncusu her akşam bildiği rolü tekrar tekrar oynar. Oysa ki, sinemada sürekli yeni bir şey yaratır oyuncu, yeni karakterlere hayat verir ve farklı karakterlerin içine girmek gibi bir zorlukla karşılaşır. Bunu yaparken de tiyatro oyuncusundan daha dikkatli olmalıdır, çünkü o gün çekimde yapacağı küçük bir el hareketi bile yüzyıl sonrasına aynı şekilde kalacaktır.
Kısacası, tiyatro oyunculuğu gibi sinema ve televizyon oyunculuğu da çok değerlidir. Her ne kadar çoğu tiyatrocu bunu kabul etmeyip sinema ve televizyonu küçümsese de, kamera önü oyunculuğunun da herkesin kolaylıkla karşılayamayacağı gereksinimleri vardır. Bu noktada, iki oyunculuk türünü birbiriyle kıyaslamak yerine, ikisinin de aynı şekilde değerli olduğunu kabul etmek doğru olandır. Böylece iyi oyunculuğun koşulları çeşitlendirilmiş olacak ve net olarak görülecektir ki iyi oyuncu sadece sahnede değil, aynı zamanda kamera önünde de iyi olabilendir.
Fırat Çakkalkurt
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:
Yazıya yorum yazabilmek için önce giriş yapmalısınız.

Yazan:



