Yanlış Yoldasın Çocuk

18 Ocak 2012, 21:14

Share Yanlış yoldasın çocuk! Adını yazdığın o sıvanmış zeminle kalıcı olamazsın sen. Kurursa annene göstereceğini söylediğin o yazıyı annen takdir eder mi bilmem; ama bana kalırsa yanlış yoldasın. Adının yıllar sonraya da taşınmasını, şu Dünya’da bir iz de senden kalmasını istiyorsun, anlıyorum. Anlıyorum da yine de yanlış yoldasın be çocuk. Adını yüzlerce yıl sonraya da iletme düşünün... devamı »

Yeni Anne

28 Kasım 2011, 22:12

Share Annelik neydi? Bir varoluş mu ya da var olmayı sağlayan kişi mi? Bir aşk mı, bir dokunuş mu ya da hissetmek için var olma çabası mıydı? Anne neydi sordunuz mu kendinize? Peki anne için çocuklar neydi? Kendiniz öldükten sonra hayatta bırakacağınız yansımanız mı, sevginizi sınırsızca kullanabileceğiniz, fedakarlığın dibine vuracağınız,sürekli kendinizden ödünler vererek onun hayatına sürekli müdahale... devamı »

Çocukluğum

19 Kasım 2011, 16:52

Share Çocukluğum, ranza arası bir yatakta kaldı, Annem pencereye hortum tutardı, Su, pencere kasasından içeri sızardı, Sonraları gözyaşlarım o sulara karıştı, Ağladığımı annem bile anlamadı.. Babam tütünden mahvolmuş parmaklarıyla saçlarımı okşardı, ”Bursa’nın ufak tefek taşları” diye başlardı, Mutlu ettiğini sanıyorduk ya bizi bu halin, Hadi yedik biz de bütün bu kandırmacaları. Annemin... devamı »

Bir İletişim’siz’lik Çıkmazı

4 Eylül 2011, 13:40

Share Annemi Öldürdüm… Ölüm sadece fiili bir süreç midir? Yoksa; zihnimizde bitirdiğimiz, karşımızdakine olan sevgi ve saygımızı sonlandırdığımız süreç de mi ölümdür? Anne ve ölüm kavramları o kadar zıttır ki; sizi doğuran, karnında taşıyan, büyüten ve yetiştiren bir anneyi öldürme faaliyetinin ne kadar acımasızca olduğu düşünülür. Tabi ki; bir çocuğun, gencin ya da ergenin duygularını... devamı »

Kadın Çorabı

7 Ağustos 2011, 21:13

Share “Ayşe Paşalı nezdinde; hayatları, umutları ziyan edilmiş tüm kadınlara.” Sanırım gökten kaç elma düşerse düşsün yetmeyecek. Bir körebe oyunu bu. Gözler kapanmış, tövbeler edilmiş. Tanrılar da şahit. Onlar da suskun. Herkes birer tane giydi yüzüne, görünmemek, gizlemek için kendini. Geçirdiler başlarına. Yoksul bir maviyi mavi etmek, sana mor pembe yalnızlıklar bırakmak için. Kalk sofrayı... devamı »

Bir, İki, Üç…. “ATLIKARINCA” Anti-insan \ İnsan Hikayesi

12 Nisan 2011, 15:25

Share Gözlerimi kapatıyorum, tekrar tekrar denizin ortasındaki balıkçı teknesinin görüntüsünü görüyorum. Ulaşılmazlık ve çaresizlik hissi. Üstüne bir de yalnızlık biniyor. Denizin üstündeki balıkçı teknesi, ufuksuzluk, hepsi birden kadrajın içinde. Üstüne bir de boş güvertesi ekleniyor. Benim omzuma ekleniyor oturduğum sinema koltuğunda. Bir kaya gibi. Yer yer nefes alamıyorum. Kadın olmanın, erkek... devamı »

Gerçekten Çocuk Doğurayım mı?

26 Mart 2011, 00:59

Share Bugün itibariyle otuz yaşına girmiş, okumuş ve çalışan bir kadın olarak bu ülkede yaşamakla ilgili hissettiğim tek şey; hiç! Boşluk. Umut, beklenti, ilgi, alaka ne varsa yitirmişim. Kalanları da yitirmek üzereyim. Ne kaldıysa geride? Bu yaşına kadar etrafında olan bitenlere karşı durmak için, tepkisini göstermek için elle tutulur hiçbir şey yapmamış biri olarak ne kadar şikayet etme hakkım varsa o kadar... devamı »

Cennetten Kovulan

23 Mart 2011, 17:58

Share cennetten kovulduk hepimiz. bu yüzden yeni baştan cennete gitmek isteriz. cennet? varlığı kesinleşmemiş. öyle kesin ki. cennet bir sembol. yaşanılan en güzel yerin sembolü. cennet anne karnı. ılık suyun içinde salınmak, derdin tasanın olmaması cennet. cennetten kovulduk, acı bir dünyaya salınarak, yalnız ve korkak ve yabancı. öyle kızdık ki bazen kovuluşumuza, yok saydık cenneti içinde taşıyan kadını. öyle... devamı »

Visibilia ex Invisibilibus : Görünmeyenle Tanışma

8 Temmuz 2010, 13:10

Share Visibilia ex Invisibilibus…. Bu Latince tümcenin anlamı ise: “Gördüğün ve dokunduğun her şey, görünmeyenden kaynaklanır” ifadesini içeriyor.  Ben de o görünmeyenden kaynaklanan hızlı bir geçiş dönemini, daha ne olduğunu hiçbirimiz anlamadan geçen “masumiyet” içerikli dönemi anlatmak istedim. Sanırım hatırlarsınız; bir zamanlar kapılar açıktı. Evimizdeki odaların kapıları... devamı »

Tohum Düştüğü Toprağa Göre Yeşerir

11 Şubat 2010, 18:32

Share Geçmişten bugüne söylenen sözleri şimdilerde hala hayat felsefesi yapmamış olmamız ne acı… Armut dibine düşer, tohum düştüğü toprağa göre yeşerir; kişi yedisinde neyse yetmişinde de odur… Aslında hep insan ilişkilerini, anne babanın çocukların  kişilikleri üzerindeki etkilerini öne süren sözler edilmiş tarihte bir yerde… Ve hala aynı dertlerden yakınıyor insanoğlu. İlk sosyal tepki... devamı »

Bir Bakışta Radikal Genç