8.9’luk Japonya’nın Sallanan Yüzü, Peki Ya Diğer Yüzü?

15 Mart 2011, 00:34

Share 1999 Gölcük depreminden sonra Japonya’lı yetkililer, hem buradaki sismik hareketi araştırmak, hem de fay hattını incelemek için Türkiye’ye gelmişlerdi. İşte o dönemde beni en çok şaşırtan açıklamalardan bir kaçının yapıldığını yarım yamalak hatırlıyorum. Bir tanesi (ki hatırladığım kadarıyla 12 Kasım Düzce depreminin hemen akabindeydi), yine dünyanın dört bir yanından gelen jeofizik mühendisleri,... devamı »

Yazmak Üzerine

16 Şubat 2011, 21:55

Share Küller dökülüyor, hatta yağıyor. Tek derdim biraz daha yükseğe atmak simit parçasını. Sonra martıların kapma telaşı. Ekmek kavgası. Bizim eğlencemiz. Küller hep gri, bir kısmı siyah. Ölünce de kül olmak isterim, en çok da yaşarken. Hüznü taşımalı. El üstünde tutmalı. Eline değdi mi bir kere; yanar belki ama, ateşe de dönüşmeden, bir daha izi geçmez. Ve canının acısının çığlıkları. “Ah!”... devamı »

Ölümden Sonrası

6 Şubat 2011, 21:32

Share Öldükten sonra ne olacağımız, nereye gideceğimiz ya da gidecek miyiz kişilerin kendi inançlarına göre değişen bir olgudur. Ama geride kalanlar için ‘’ölümden sonrası’’ benzerdir. Ölümle tanışmam aslında çok geç oldu. 18 yaşındaydım ve o zamana kadar ölüm denen kavramın benim haneme hiç uğramayacağını düşünüyordum. Korunaklıydım çünkü bana göre. Ama hayat bana göre hareket etmiyordu.... devamı »

Ölümüm

19 Mart 2010, 03:06

Share devamı »  Read More →

Doğruyu Ararken Yanlış Yapmak Üzerine

17 Ocak 2010, 01:30

Share Bilimin formülsel verileri, felsefenin düşünsel öğretileri ve dinlerde Tanrı’nın buyrukları dünyanın bir ahenk ve doğrular bütünü olduğunu anlatır bizlere hep. İnsan, belki de doğumunun arifesinde doğru olmayı, doğru yaşamayı veya evrendeki mevcut doğruları arama yoluna girişir. Bu münferit bir eylem olmayıp tüm kişilerde mevcut olup doğruya ulaşma metot ve yollarında farklılık görülebilir. Zaten... devamı »

İnsan

28 Ekim 2009, 06:29

Share devamı »  Read More →

KESİLEN SESLERDEN SONRA

7 Ekim 2008, 21:36

Share O gece yarısına kadar senelerin güzelliklerini, denizin her mavisini, sahilin her güzelliğini taşıyordu Gölcük. O sabah büyük bir beton yığınıydı. O yığınların birinde sen, birinde abim, birinde yüreğim vardı.Seni o sabaha karşı; belki başkalarının hayatına, belki kendi hayatımıza son vermek pahasına; bembeyaz, soğukkanlı ve hala gülen cansız bir beden olarak çıkartmıştık.Sonra abim için çalışmaya... devamı »

« Önceki Sayfa

Bir Bakışta Radikal Genç