Uzak Sıcak

29 Haziran 2010, 15:53

Aşka bu kadar yakınken sana o denli uzak olmak..
Uzansam dokunabilecek kadar yakın hissederken,
Yine kendim dövüyorum ellerimi..
Hani o bugüne kadar hep övündüğüm doğrularım varya,
İşte onlar neden var diye sormaya başladım kendime.

Ben aşığım ya da o adam sensin diyemeyecek kadar inançsız ve yorgunum..
Kırık dökük aşk hikayelerim oldu hep,
Tutkulu bol kaoslu ama bir o kadarda sakin huzurlu.
Bütün zıtlıkları, çelişkileri barındıran ben
Bir gün gelip, sana takılıp
Kendimle bu kadar çelişebileceğimi düşünmemiştim.
Tüm olasılıkları düşünürken,
Gözden kaçırdığın küçücük bir ayrıntı olsa gerek, aşk.

Her şeyi unutmak ve senin bana o hüzünlü bakışını
Gözlerimi gözlerine kenetlememek için başımı kaldıramayıp
Kendimi tutabilmek için saçma sapan bir noktaya odaklanmaya çalışırken
Aradan gördüğüm o içimi sımsıcak saran bakışını
Unutmaktan korkuyorum..
Belki de bu uzaklık benim hep o bakışla ısınmama neden,
Varsın bu sefer sessiz sakin uzak ama bu uzaklığa inat sıcacık yaşansın..

Simge Özünlü
Endüstri Mühendisi

Bir Hikaye İstiyorum

15 Haziran 2010, 07:53

Dostluk

Bir hikaye istiyorum
Benimle başlayan
Ama
İçinde ben olmayan

Sonu bilinmeyen
Ucu açık ilerleyen
Herkesi içeren
Ve kestirilemeyen

İçimizde yaşayan
Günlük insanlardan
Hepimizden sıradan
Ama biz olmayan

Sürekli merak uyandırmalı
Olmamalı düş kırıklığı
Kimse kaybolmamalı
Ve umursamamalı

Hepsi hayatımdan
Belki dostlarımdan
Belki düşmanlarımdan
Ve saygı ile anılanlardan

Hayal kırklıklarıda olmalı
Tutarsızlıklarıda
Utandırmalı
Ve hatta kızdırmalı

Öfkeyi özümsetmeli
Nefreti hissettirmeli
Birazda tiksinilmeli
İçinde herkes
Kendini görmeli

Doğrusuyla, yanlışıyla
Haklısıyla, haksızıyla
İçinde tüm yargısı
Ve kaybetme kaygısıyla

Bir hikaye istiyorum
Benimle başlayan
Ama
Hepimizi anlatan

 Gökhan Sertel
 Marmara Üniversitesi
 Metalurji ve Malzeme Mühendilsiği Yüksek Lisans

Uyku

19 Mart 2010, 07:04

Devamı »

Ölümüm

19 Mart 2010, 03:06

Devamı »

Bu Kadar Zor mu Hayat Yoksa Zorlaştıran Biz miyiz?

28 Ocak 2010, 14:25

Bu Kadar Zor mu Hayat Yoksa Zorlaştıran Biz miyiz

Devamı »

Sessizlik

23 Ocak 2010, 15:58

Şairin dünyasıdır
sessizlik…

Müzisyenin ölümü…

Belki sonbahardır…
Belki de yok oluş.

Bir uçtan bir uca,
sadece sessizlik…

Yavru sonrasıdır
sessizlik…

Nerden geldiğini bilmeden,
yola düşüp aramaktır umutlarını…

“Yargılamaktır kendini, parçalasıya…”

Savaş sonrası bir hüzündür;
sıcak cesetler ve sessizlik…

Soğuktan üşüyen bir dağ gibidir,
titrer dişleri,
vurur birbirine…

Beklemektir düşlerini,
uyuyan gecede…

Her şafakta
torak altında uyanıvermektir,
umutlarını yitirmeden…

Buğday başaklarına benzer;
sallanır kendi kendine;
fakat ağlamaklı ve sessiz(ce) …

Yurdaer Kişin
sazist21[at]msn.com

Sur Vakti Esrarkeş Demirler

18 Ocak 2010, 11:12

Bu aralar,
çekimlenmemiş fiil barındıran çocukluğumun,
şimdiki zamanına dokunmak istiyorum…

Ve ardından,
telaşlı bir şekilde gitmek istiyorum,
olur olmaz kendine dökülen nehrin kıyısına.

Geçmiş zamansızlığımla,
kendine akan nehre,
ben cebimdeki ufacık düş sandalıyla akmak istiyorum…

Unutulmuşluktan yedi katmanı yosun tutan,
geniş zamansız eksikliğimle…

Ardından gün erteleri bağlanırdı eksikliğime,
ve o günlerde yağmur,
iliğimi diriltmekle meşgul olurdu…

Elimde,
üzerinde ismim yazan bir şemsiye
ve şemsiye altında
kahkahalar,
bağırışlar,
ve çığ-lık-lar…

O günlerde yağmur o kadar ağırdı ki,
ani bir hareketle bu sesleri,
damlalarına hapsedip,
kurtarabilirdi beni.
Fakat damarlarıma işledi,
ağır toplu serum gibi…

Her yağmur sakinliğinde
kapatır dükkanı,
çoğul sesler satan Cevdet Usta…

Her yağmur yağdığında,
acının farklı seslerini karşılarım,
yüz çatlaklarımla…

Ve hiçbir sonbahar yoktur ki benim,
sur vaktinde esrarkeş demirler arasına sıkışan
genç cesetler görmediğim…

Yurdaer Kişin
sazist21[at]msn.com

İstanbul’um…

5 Ocak 2010, 14:05

Devamı »

Özlemek

5 Ocak 2010, 03:23

Özlemek denen şey ne ki acaba?

Taşkın bir yağmur mu?
Yoksa tipik bir yağmur mu?
Ya da bir hırçın sel mi, bizleri alıp götüren?
Bir deniz mi acaba, her gün bir güneşi batıran?

Deniz her gün bir güneşi batırır,
Ama güneş her gün batacağını bile bile,
Tekrar döner denize…
Güneş denize âşıktır çünkü.
İşte özlemek budur,
İşte budur mecbur olmak,
Daha ötesi var mı bunun?

Özlemek göğsünde parlayan kızıl bir bıçaktır.
Özlemek sümbülün dudağındaki biçaredir.
Bülbülün dilindeki sazdır.
Yolu gözleyen iki gözdür özlemek.

Özlemek teselli iki söz değil,
Gönülün kapısız odasıdır.

Özlemek akıntının tersinde yüzmek gibidir.
Yüzdükçe yorulursun,
Yoruldukça başladığın yere geri dönersin.
Özlemek o kadar da kolay değil,
Hele araya bir de mesafeler girmişse
Hatırını bile sormadan zamanın,
Apak bir hançerdir o zaman, belinde parlayan.

Sokak başında dibine ışık veremeyen bir lambadır özlemek.
Herkesi görürsün,
Kendini göremediğin kadar…

Şaban DAŞ
Tunceli Fen Lisesi
I_love_siir[at]hotmail.com

Çoçuk

28 Ekim 2009, 06:29

Devamı »

Sonraki Sayfa »