Bir Yerdeyim

25 Ocak 2012, 23:20

Share Bir şehir düşün. Aşkın olmadığı… Dar yollarda Üzerine çöken soğuk binalar… Anlamsız yüzler arasında, Cansız yürüyüp giderken, Onu görmemek… Çektiğin nefesin Ciğere hayat vermemesi, Onun nefesi kadar…   Ah bu enfes manzara! Neden o gözleri aratıyor ki? Şu ışıldayan şehir içinde, Karanlıkta kaldım. Yürek üşüten yalnızlığın koynunda, Güneşin teninden soğuk olduğu, Bir... devamı »

Akdeniz’e Dair

19 Ocak 2012, 18:35

Share Çok şiirler yazılmıştır, İstanbul’un güzelliğine, Ankara’nın kasvetine, resmiyetine… Çok şair, bir insana beslediği aşktan daha fazlasını beslemiştir belki İzmir’e… Buram buram Anadolu kokmakta birçok şairin tesellisi… Karadeniz’in hırçınlığına hepimiz aşinayızdır, Bazen hüzünlü, bazen coşkulu şiirlerden belki de… Ama hep unutulmuştur Akdeniz… Hiçbir şair, Akdeniz’i dinlememiştir... devamı »

Galata Noktürnü

18 Ocak 2012, 21:18

Share Rüzgâr dalgalandırıyor perdeleri;  sigara dumanından sararmış… Ve şimdi yeni bir sigara daha sararken ben  -önce ona, sonra kendime- diliyle ıslatıyor işaret parmağını, bir sayfayı daha çeviriyor okuduğu kitaptan. Bir sigara içmişken ben -rüzgâr perdeleri daha da dalgalandırıyorken- İki sigara içmişken ben -rüzgâr perdeleri daha az dalgalandırıyordu- şimdi canice kesip kuruttuğum çiçekle işaretliyor... devamı »

İstekler ve Bir Gerçek

11 Aralık 2011, 13:47

Share Belli ki üşüyorsun. Öyleyse hislerimi koynuna al. Titreyen ellerime uzun uzadıya bak Ve öylece kal. Dolu bir cümle işitince, Ya da sıkıldığında yaptığın gibi, Dudaklarını sık. Ben gülümseyeyim yüzüne. Sen sus sadece. Benden aldığın gülüşü, İçindeki huzursuzluğa ekle. Yeniden ellerime bak. Hiçbir şey anlamak zorunda değilsin. Sadece titrek eller göreceksin. Bense üşüyen bir kadın. Gideceğiz... devamı »

Filistin

7 Aralık 2011, 13:09

Share Okyanus gözlerimden koca bir dalga geliyordu, Ya süpürecekti cesetleri ya da başımıza yıkacaktı, Paramparça bedenler kolluyordu çevremizi, Kimi kendini siper etti kimi kardeşini, Yerden hırçın toprak göğe lanet ediyordu, Ufalanan taşların enkazında kaç yürek yatıyordu, Filistin diyorlardı adına, Fitilini ateşledi adını bilmediğim mermiler. Listenin en karasına yazılmıştı ismimiz, Sonu aynı idi bütün... devamı »

Ben 1 Sen 0

4 Aralık 2011, 19:26

Share Uyan ey kari; Düş yakasından düşlerimin coğrafyasına. Yumma gözlerini, uyuma bir daha, Getirmesin karanlık ‘sen’ zehrini bana. Anladım sana çıkan her fikir haramdır artık varlığıma. Yeni çiçek açmış bir aşkı tek bir sözün soldurdu, Kurduğum hayaller bahçesi avuçlarımda kurudu. Ve ey yalancı hainim; En yalan gerçeğim; Dalma bir daha hayallerimin ortasına. Dalma bir daha o tatlı uykulara! Sevmekten... devamı »

Boğulma

26 Kasım 2011, 01:40

Share Kelebeklerin en büyük, Belki de tek yanılgısı bahsettiğim; Kurtarıcılarından kaçıp, Bile isteye av olmak… Hiçbir şeyin önemi yoktur artık. Dudaklarının devinimi Hayat vermez Hayatıma … Artık daha çok kötülük olsa Ne çıkar ki dünyada… Su yüzüne fazla çıkan bir balığı Martı Jonathan avlasa. Daha çok kan, daha çok kin, Daha çok gözyaşı ve En son kötülük olan Daha çok aşk…  Read More →

Yağmurdan Sonraki Koku

25 Kasım 2011, 20:58

Share Senin aşkın, seninle yaşanmış hiçbir günün önünde eğilmemektir. Damarlarında akan kanı bile sen zannetmek; Gökkuşağının her renginde bizden bir şeyler görebilmek.. Kırmızıda, hiç solmayan gülümüzü Sarıda, hep seviyor çıkan papatyayı Turuncu zaten gülün kırmızısı, papatyanın sarısı Yeşil, birbirine aşıktır diye ezemediğimiz otların rengi Mavi, deniz kadar severim ya seni, o mavinin şehri,... devamı »

Çocukluğum

19 Kasım 2011, 16:52

Share Çocukluğum, ranza arası bir yatakta kaldı, Annem pencereye hortum tutardı, Su, pencere kasasından içeri sızardı, Sonraları gözyaşlarım o sulara karıştı, Ağladığımı annem bile anlamadı.. Babam tütünden mahvolmuş parmaklarıyla saçlarımı okşardı, ”Bursa’nın ufak tefek taşları” diye başlardı, Mutlu ettiğini sanıyorduk ya bizi bu halin, Hadi yedik biz de bütün bu kandırmacaları. Annemin... devamı »

İstanbul’a İlk İhanet

8 Kasım 2011, 14:44

Share Sevişmelerin ucuz olduğu bir şehirden, İstanbul’dan yazıyorum sana. Farklı şehir kokan bedenini, Yalanla ve korkuyla beslediğin ruhunu, Yani seni, özleyerek anıyorum. Kinimi hangi su söndürür? Bilmem. Yüreğimi hangi ateş ısıtır? Tenime kim dokunur? Bilmem. Özünde bu kadar ucuz olan bir şehir, Yine bu kadar ucuza mı verir cevaplarımı? Yoksa unutur gider mi bizi de geçmişi unuttuğu gibi? Belki Beyoğlu katar... devamı »

Sonraki Sayfa »

Bir Bakışta Radikal Genç