Issız Sokak Lambası

10 Aralık 2011, 14:57

Share İçimdeki yabancılığın kapısındayım yine… Sorgusuz sualsiz kabul ediyor beni her defasında. Yaşayamamanın verdiği ezikliktendir yabancılığımın kapısına dayanmam,kapanmam yalnızlığıma… Açıyorum gözlerimi… Görebildiğim tek şey boşluklar. Boşluklara sesleniyorum avaz avaz. Yalnızlığıma ortak ediyorum yalnızlıklarını. Penceremden ışık bile girmiyor içeri. Güneş bile çekmiş... devamı »

Aynı Olmamak

4 Aralık 2011, 17:53

Share Ne zaman ne olacağını bilemiyor insan hayatında. Her an her şey değişebilme potansiyeline sahip. Herkes kendi hayatını ele alır bu konuda.  Ben de kendi hayatımı ele alıyorum şimdi ve eminim ki herkesin aklından geçiyordur böyle şeyler. Anlam veremiyorsun olup biten hiç bir şeye. Varoluş şekline, yaradılışına… Sorular soruyorsun; cevap alamayacağını bildiğin halde. Ya da cevap geliyordur birilerinden... devamı »

Doğru Yaşamak, Yanlış Yaşamak

29 Kasım 2011, 22:41

Share Boşluktaki gençler üzer, Öğretmenler fayans dizer*, Teknik eleman bulmak zor, Olanlar sokakta gezer. Hiçbirimiz dünyaya önceden planlayarak, kararlaştırarak gelmedik ancak her birimiz ömrümüz oldukça bu dünyada var olacağız. Kısa ya da uzun bu varlık sürecimizin doğru, güzel yaşanması büyük ölçüde bizim elimizde. Biraz anlayış, akıl ve özveri ile doğru ve güzel şeyler yapabiliriz. Dürüst, ilkeli,... devamı »

Film Şeridini Andıran Kareler

24 Kasım 2011, 01:43

Share Bahçede yürüyoruz. Gecenin sekizinde sınavdan çıkmışız ve okulun bahçesindeyiz. Sınav hakkında yorumlar yapılıyor ve sonraki sınavlar hakkında konuşuyorlar. Keyfim hiç yok. Sınavın başında geçirdiğim şoktan hala çıkamadım. Tek soru, yazı yazma ve sadece kırk beş dakika. Tüm bildiklerim heyecandan karıştı kafamda, bu derece kötüsünü hiç yaşamamıştım. Bir ucundan başlamak gerekti, zaman da... devamı »

Seveceksem; “SERÇEM”

29 Ekim 2011, 09:44

Share                 Seveceksem seni; Bir yabanıl tılsımına sarıldığı gibi Bir tek nemli, bir tek nemli yeşil yaprağa Sığınan serçeler gibi sevmeliyim. Şiirlerimi sana okurken ötücü kuşlar Bağrımda kuluçkadan çıkmalı. Seveceksem seni; Mesela sen soluğum olmalısın Çekebildiğim kadar en derin Sen olmazsan hayatımda ölebilmeliyim Ellerinde olmalı kaderim… Seveceksem... devamı »

Yolunuz Açık Ola

13 Ekim 2011, 09:39

Share Daha 16′sında belki de 17′sinde bir genç şöyle yazmış bir sosyal paylaşım ağında: “Masallar anlatılırdı eskiden, küçükken. Şimdi büyüdüm, masal gibi olaylar yaşıyorum. Ama sonları hiç mutlu bitmiyor!” Bu düşünceler, böyle cümleler ne kadar doğrudur daha tünele yeni girip ışıkta gözleri kamaşan bir insanoğlu için? Bu gencecik yaşında, hayatı yeni kavramaya başlayışınla... devamı »

Hemşehricilik ve takımdaşlık

14 Temmuz 2011, 23:25

Share   İş yerlerinde ve çoğu zaman en kısa süreli sosyal diyaloglarda vazgeçilmez bir kayırma şeklidir hemşehricilik. Taksiye atlayıp şoförün yanına oturduğunda “nerelisin birader” sorusuyla yüzleşmen an meselesidir. Yeni bir berbere gittiğinde, askere gittiğinde, yeni bir iş yaşantısına adım attığında hep önüne gelir bu soru. Vereceğin yanıt tam bir sayısal loto kıvamındadır. Eğer... devamı »

Merhaba Demek

23 Mart 2011, 20:20

Share Arkasına rüzgârı almış bir uçurtmanın kelebek gözlerinde haykırıyorum şimdilerde. Sesimi duyar mı o endişelerinde değilim. Ben yine haykıracağım. Belki düşük yapmış bir umudun gölgesinde belki de masmavi bir tebessümün verdiği hazinliğimde. Arkamda rüzgâr, su seslerinden bir yakarış, kuş çığlıkları bunlar da. Uyuduğum kartal kanatlarından sere serpe saçılmış düşlerim var. Ve varoluşlarıma... devamı »

Cennetten Kovulan

23 Mart 2011, 17:58

Share cennetten kovulduk hepimiz. bu yüzden yeni baştan cennete gitmek isteriz. cennet? varlığı kesinleşmemiş. öyle kesin ki. cennet bir sembol. yaşanılan en güzel yerin sembolü. cennet anne karnı. ılık suyun içinde salınmak, derdin tasanın olmaması cennet. cennetten kovulduk, acı bir dünyaya salınarak, yalnız ve korkak ve yabancı. öyle kızdık ki bazen kovuluşumuza, yok saydık cenneti içinde taşıyan kadını. öyle... devamı »

Yazmak Üzerine

16 Şubat 2011, 21:55

Share Küller dökülüyor, hatta yağıyor. Tek derdim biraz daha yükseğe atmak simit parçasını. Sonra martıların kapma telaşı. Ekmek kavgası. Bizim eğlencemiz. Küller hep gri, bir kısmı siyah. Ölünce de kül olmak isterim, en çok da yaşarken. Hüznü taşımalı. El üstünde tutmalı. Eline değdi mi bir kere; yanar belki ama, ateşe de dönüşmeden, bir daha izi geçmez. Ve canının acısının çığlıkları. “Ah!”... devamı »

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »

Bir Bakışta Radikal Genç