6 Yaş Çocuğu
6 Ağustos 2010, 13:28 | 594 kez okundu
Çocukluk döneminin , çocuk için olduğu kadar ebeveynler için de en zorlu dönemlerinden biri 6 yaştır. Orta çocukluk döneminin başlangıcı kabul edilen bu dönemde artık yavaş yavaş çevresindeki olayların daha çok farkında olan çocuk anne baba bağımlılığından sıyrılarak arkadaşlarına yönelmeye başlar.
Tepki ve davranışları değişkendir ve artık kendi kararlarını vermek ister. Hatta herşeyin kendi istediği gibi yapılmasında diretir. Çoğu zaman bencil davranışlar sergiler.
6 yaş çocuğu çocukluğunun en hareketli dönemlerinden birini yaşamaktadır. Otururken dahi hareket halindedir. İlgi çekmeyi sever ve abartılı davranışlar sergileyerek yetişkinlerin kendisini fark etmesini veya taktir etmesini bekler.
Yanlış davranışların neler olduğunu bilse de sık sık yetişkinlerin sınırlarını esnetme çabasındadır ve yanlış davranışı yapmak ve sonuçlarını deneyimlemekten çekinmez.
İlk okula başlamasıyla birlikte çocuk için sıkıntılı bir dönem başlar. Aklı oyunda olan çocuğun artık sınıf içinde kurallara uyması ve sosyal ortamlarda uyumlu olması beklenmektedir. Bu da çocuğun üzerindeki baskıyı daha da arttırır. İçindeki enerjiye karşı koyamayan çocuk bir ders saati boyunca sırasında oturmalı, sırasını beklemeyi nasıl başaracaktır. Anaokulunda sadece oyunlar üzerine kurulu ve rengarenk oyuncaklarla dolu sınıfından sonra ilkokul pek de eğlenceli gözükmeyecek ve stres altında kalan çocuk agresifleşerek daha çok ilgi bekleyecektir.
Özellikle de evde annesiyle birlikte tüm gününü geçiren bir kardeş varsa, okula gitmek ve anneyi tamamen kardeşe teslim etmek pek de eğlenceli sayılmaz.
6 yaş çocuğu okula başladığı bu dönemde yoğun stres altındayken anne babalara çok iş düşmektedir. Onu okula uğurlamadan önce güzel bir kahvaltıda sohbet etmek ve mümkün ise bu ortamda kardeşin bulunmaması çocuğu güne hazırlayacak ve stresini azaltacaktır. Okuldan çıkışta neler yapılacağına dair cazip planlar yapmak da çocuğun günü iyi bir motivasyonla geçirmesini sağlayabilir.
Okuldan gelen çocuğün birşeyler yapmasını veya ders çalışmasını istemeden önce rahat bir nefes almasına bir süre oyun oynamasına müsade edilmeli, kısa da olsa bu oyun saatinde çocuğa eşlik edilmelidir. Anne babayla geçirilen verimli vakit ertesi gün okulda geçirdiği sıkıcı vakitin sonucunda da onu bekleyen eğlenceli zamanlara dönüşecek ve akşam eve gitmeyi sabırsızlıkla bekleyecektir.
Bu dönem yeni korkuların da ortaya çıktığı bir dönemdir. Daha fazla bilginin ve sosyal ortamlarla birlikte daha fazla yaşanmışlığın içinde olan çocuk gördüklerinin hepsini zihinsel olarak kavrayamaz. Akıl erdiremediği veya anlayamadığı bu bilinmezler çocuğun korkularının oluşmasına ortam hazırlar.
6 yaş ile başlayan orta çocukluk döneminde cocoğun oluşan bu karkularına saygı duyulmalı, asla aşağılanmamalı veya dalga geçilmemelidir. Sizin onu önemsediğinizi ve anladığınızı hissetmek ona iyi gelecek ve korkularını azaltmasına yardımcı olacaktır. Bilinmeyeni bilinir hale getirmek korkuyu yenmede önemli bir etkendir. Mesela hayaletten veya canavardan korkan çocuk anne babayla birlikte bu konuyu paylaştığında beraberce kafasındaki hayaleti resmetmeye çalışmak ve bunu komik bir oyun haline getirmek korkusunu yenmesine yardımcı olacaktır.
6 yaş çocuğu “Artık ilkokula başlamış kocaman bir çocuk” değildir. Annesine ve babasına hala ihtiyaç duymakta, okulla ve hayatla ilgili kaygılar taşımaktadır. Ebeveynler bu dönem boyunca gerekli mesafede durmalı ve çocuk yardım istediği zamanlarda yanında olmalidır. Çocuğa, büyüdüğü ve okula başladığı için anne babayı kaybettiğini düşündürülmemelidir. Bunun için de ihtiyacı olduğu her zaman yanında olacağınızı söylemeniz önemlidir.
Okuldan geldiğinde yapılacak ödevler de önemli bir diğer stres öğesidir. Çocuğunuz ödevlerini yaparken mümkünse siz de başka bir işle uğraşmalı ihtiyacı olduğunda sizden yardım isteyebileceğini belirtmelisiniz. Sizin tv seyrettiğinizi veya kardeşiyle oyun oynadığınızı gören çocuk ödevlerini yapmak istemeyecektir. Bunun için uğraştığınız iş onun ilgisini çekmeyecek nitelikte olmalı, ödevlerini yaparken sizin de meşgul olduğunuzu görmelidir. İşler bitince de beraber eğlenceli birşeyler yapmak üzerine plan yapılmalı ve herkes işine koyulmalıdır.
Dikkat süresi uzun olmayan 6 yaş çocuğu gün boyu okulda 1 ders saati sırada oturmaya mecbur olduğu için akşam çalışma saatleri daha kısa aralıklarla düzenlenmelidir. Örneğin 25 dakika çalışma 15 dakika oyun gibi.
Bu zorlu dönemde çocuk yeni bir dünyaya adım atarken stresini azaltarak okul yıllarına daha kolay alışmasını sağlayabilirsiniz.
Psk. Ezgi Başaran


Yazan:




Yazınız için teşekkürler ancak, birkaç şey söylememe izin verirsiniz umarım. Bu gibi yazılar aslında kitabiyatı aşmayan, ilim yahut bilim olarak lanse ettirilen, klasik çocuk gelişim kitaplarını aşamayan yazılar oluyor malesef. Hemen Haluk Yavuzer’in yahut Erdal Atabek’in kitaplarını açtığınızda, Piaget’den, Sullvian’dan Ericson falan yapılan, ‘çeviri’ düzeyini aşamayan bir sürü bilgi ile karşılaşırsınız. Bunlar aslında ilimle değil, ‘irfanla’, Batılıların ‘learning by doing’ dediği şey ile anlaşılacak, idrak edilecek şeyler olduğunu düşünüyorum.. Bana katlandığınız için teşekkür ederim efendim.. Yazılarınızın devamını diliyorum.. Sevgi ve saygıyla..
Gökhan merhaba,
Yorumunu okudum.
Çok güzel düşünmüşsün, bu samimi eleştirin için teşekkür ederim.
Ben psikoloji mezunuyum, 4 senelik üniversite yaşantım sırasında hep çocuklarla beraberdim, stajlar, part time işler vb. Ünv ‘den mezun olduktan sonra 2 seneyi aşkın bir zaman fulltime bir kreşte psikolog olarak görev yaptım.
Çocuk gelişimi ile ilgili yazılarım da bu dönemde learning by doing şeklinde yani deneyimlerimle elde ettiğim bilgiler ışıgında yazılmıştır. Yani herhangi bir kitaptan okunup özetlenmiş yazılar değildir.
Milliyet blog’ta da uzun yıllardır yazıyorum. Dilersen çocuk gelişimi ile ilgili yazılarımı oradan da takip edebilirsin.
Halen İstanbul Zerka Moreno Enstiüsü’nde psikoterapi eğitimi alıyor ve cocuklar ile ilgili alanlarda çalışmaya devam ediyorum.
Umarım yeterli olmuşumdur:)
İyi günler dilerim
Sevgiler
Ezgi