93′ten 2008′e
1 Mayıs 2008, 12:28 | 291 kez okundu
2 Temmuz 1993 tarhinde Sivas’ta Pir Sultan Abdal şenlikleri kutlanacaktı. Hazırlıklar(!) vardı. Konuşmacı konuklardan biri de vali davetlisi Aziz Nesin‘di. Hoşgörüyü savunacak bu şenlik, bir yandan da tavizsiz fikir fukaraların ağırlayacaktı farkında olmadan. Aziz Nesin Pir Sultan Abdal şenliklerinin ilk günü yapacağı konuşmanın yaratacağı etkinin bu kadar gaddarca olacağını tahmin etmemiş olsa gerek.
“Korkmayın,artık ordu darbe yapamaz,şu sayıda asker varsa,bunun karşısına şu sayıda polis dikilir”
Hoşgörüden zerre nasibini alamayan binlerce zihniyetin koruyup kolladığı şerri fikirler, fikir adamları, İBDA-C’ler,Taraf ‘lar, Amerikancılar bu konuşmaya ondan bile daha çok hazırlanmışlar halbuki. Konuşmasında Aleviliğe diğer inanışlardan biraz daha fazla önem verip daha farklı bir saygı duyduğunu belirten Aziz Nesin, kendi dinsizliğini vurgularken tüm inanç sistemlerine ve inananlara da saygısını yinelemişti. Bağrışmalar başlamıştı bile. Sağır kalabalık akılalmaz bir hızla türüyordu. Hoşgörünün olmadığı yerde sağır olurdu ki kulaklar, zira ateşli kalabalık sağırdı bilgiye. Olayın vaziyetini sadece bu örgütlenme çirkinleştirmiyordu, ne olduğunu bilmeden kendilerine öğretilmiş, yazılı halinden uzaklaştırılmış müslümanlığı şiddetle, kanla süslemeye meyilleniyordu sonradan yirmibinlere ulaşacak kalabalık.Toplumun her kesimden bireyi kulaktan dolma dini bezemelerle kafasını karıştırmayı başarmış olacak ki,çalışıyorken kendi dinamiklerini bireysel tutmakla yükümlü polis vahşeti başlatmaya hazır küfürbaz kalabalığa ses etmemişti.O polis ki dönemin takunyalı diye nitelenen içişleri bakanının 1989 yılında ”Korkmayın,artık ordu darbe yapamaz,şu sayıda asker varsa,bunun karşısına şu sayıda polis dikilir.” lafına aklıselim bir açıklama getirmeye yanaşmamıştı.Ahmet Taner Kışlalı polisin son dönemdeki tutumlarından ve kendi içindeki şeri mekanizmadan rahatsızlığını dile getirdiği yazısından iki yıl sonra bombalı bir suikastte kurban gittiğinde, buna da mı tesadüf denecekti? Olayların şekli farklıydı sadece, cihat şarapnelleri Sivas’tan 6 yıl sonra da bu fikir adamına saplanıyordu.
Türk tarihinin en rezil,en utanç verici günü olmayı ‘başardı’
Sivas olayına dönelim. Madımak Oteli’nin dışı kendilerini cihatın içinde hisseden sözde müslümanlarla dolmuştu.Yolunda ölecekleri birşeyler vardı onlara göre,ne olduğunu bilmedikleri. İçerde onlarca sanatçı, fikir adamı, gazeteci kalabalığın yükselen sesiyle daha da çaresizleşiyordu. Ama hükümet o gün Amerika’nın peşkeş çektiği yayılmacı islami politikaların merkezi olarak konumlanma stratejilerine şapka çıkartmakla meşguldü bir süredir yaptığı gibi. Devletin ya o gün çok işi vardı ya da bağlıydı onun bile eli kolu. Olay oldu, ‘bitti‘. Türk tarihinin en rezil,en utanç verici günü olmayı ‘başardı‘. Sonraki Pir Sultan Abdal’lar, utançla karışık hüzünle tekrarlandı.Cehalet yaman şey olacak ki,siyasal islam zihniyeti,her yıl daha da feyzleniyor,her kanlı adımlarını onları daha da kutsal kılacak adımlar olarak görüyordu.Bunu kanıtlarcasına,katliamdan sonra Taraf dergisinde ‘Şanlı Sıvaş Kıyamı‘ yazısı çıktı.Yazı,yangına sebep olan akıl fukarası kalabalığı övüyor, Aziz Nesin’in uzun zamandır belasını arayan bir Soytarı olduğundan,bu yangının ona ve tüm solcu,ateist, Alevilere bir ders olacağından bahsediyordu. Salman Rüşdi bile dışarı adımını atamazken, nasıl oluyordu da bu ateist böyle konuşmalara cüret ediyordu!
Her fikrin arkasında daha büyüğü vardı, daha büyük fikirlerin kuklası olmaya dünden razıydı kulaktan dolmacılar.2008′deyken,renklerle,algılarla oynandı,köylüye ‘helal‘ fonlardan bağışlar yapılıp,oyları istendi,onlar da verdi.Tarif mekanizmaları ılımlı islam diye dillendirdikleri stratejilerine batıyla ilişkilendirilen kof modernlikler ekledi. Şimdi o vitrinde her tipten insanın alacağı ürün var. Bir kaç yıl sonra özgürlük kelimesiyle oynanışını sızlanmalarla izleyen ülke, o vitrinden aldıkları, o vitrine kattıkları, o vitrine laf dahi atmadıkları için kendilerini geri dönüşü olmayan bir pişmanlığın içinde bulmak zorunda kalmazlar umarım.
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:
Yazıya yorum yazabilmek için önce giriş yapmalısınız.

Yazan:



