Biraz Senden Söz Edelim mi?
2 Mart 2011, 23:11
Facebook’umu daha çok acı çekmemek için kapattım, neden olacak. Sahte mutluluğu canımı nasıl yakıyor! Belki içimdeki irin yazdıkça patlıyor patlıyor, zehrini en yakınımda kim varsa ona akıtıyor. Ama onun mutluluğu içimde büyüyor büyüyor, tüm rüyalarımın acı çektiren adamı oluyor, pis kahkahaları kabusum. Nefes alırken bile “Çarpıntım mı var?” diyorsam boğucu bir mutluluk onunki. Mutluluğu nefesimi istemediğim anlarda kesiyor. Her kitapta en sevmediğim karaktere onu yerleştiriyorum.
Neden mi?
Geldi hayatıma, ben izin vermeden gitti. Düzeltiyorum, daha gidemedi gitme talebinde bulundu. Bana SORMADAN. Egosu tavan yapmış her insanın kabusudur “Bana sormadan hatta ben istemeden hayatımdan çıkamazsın!” duygusu. İzin verdiysem zihnimin seninle meşgul olmasına, ancak ben istediğimde gidebilirsin. İstemiyorsan, sen istemesen de bende yaşamaya mahkumsun, suçlusun. Derimin altında şöyle kalbime yakın bir yer bul kendine!
Suçun, yolunun benim yolumla kesişmesiyle başladı. Sen istedin.
Öyle başladı tabii, patates çuvalı gibi bir göbeğin, yumurta kafan ve bakmaktan kimi zaman sıkıldığım birisin ama aylardır gönül bayrağını başka birine kaptırmayacak kadar da inatçısın. Aşk bu, zaman nedir, aşık olunacak adam iyi midir kimdir bihaber yaşıyor. Ne kadar inat etsem de içimde seni hayatının merkezine yerleştirmiş çocuk durmadan seni düşünüyor, benden habersiz planlarında “Onunla nasıl karşılaşabilirim?”in hayallini kuruyor. Hepsinde de başarılı. Sen bize yüz vermiyorsun, canımız sıkılıyor.
Bütün dinlediğimiz şarkıları çevirip ilişkimizin her boyutuna monte ediyoruz. Yeni bir ilişki yaratıyoruz. Ama o duygu var ya her yerime yapışıp kalan, kimi zaman boğacak sandığım o duygu onun ilacını çok uzun zamandır arıyoruz fakat bulamıyoruz!
Ya bul getir, ki ilaç sensen eğer hemen gel, ya da gitmene izin verebilmem için bir vekil gönder de keselim şu gönül bağlarını seninle, ne dersin? Kuvvetli vekilin varsa neden olmasın, derim ben?
Bu gece egonu tamire gittin, çok içecekmişsin. İç tabi küpüne gir hatta. Ben evimde seni süsleyen yazılarda başlıklara seni atarken, sen buğulu kafanla hangi hatunun kucağına düşeceğim diye bekle dur. Ya da olmadı beni düşün, becerebilirsen tabi. Senin için çarpan bir kalbin olduğunu da eklersen düşüne daha duygusal olur belki. Bir bira yetmez on birada benimle olman gerektiğine inan sonra! Sonra da çık karşıma, yazılarımı okuyup daha da bağlan bana. Hayat bu ya, sen nasıl olmayan denizlerde yüzüyorsan ben de “olmayan sen”le yaşıyorum, sana emirler yağdırıyorum. İçimden seni atabilmem kolay olur diye belki. Yok, olmuyor. Başka denize açılsam orada da balık olup yine bulursun beni.
Aşk yazıları yazmaktan nefret ettiğim halde, hayal dünyamda saltanatın aylardır sürdüğü için olmadık anlarda “Kaleme dök beni!” diye çığlığını duyuyorum, seni kıramıyorum. Benimle ilgili her yerde can bulmak istiyorsun. Anlıyorum.
Seninle tanıştıktan sonra birkaç makine icat ettim. Bir tanesi bu: Üzüntü yaratan duyguları alıyor yerine mutluluk yayacak duygular yerleştiriyor. Çok basit gibi duruyor, ama değil. Çocuk icadı değil bu. Birini unutmak istediğimiz halde kendimizi daha da onun içinde bulduğumuz zamanlarda, makineye girelim. Makine mutsuzluk yaratan kişiyi ve onun bıraktığı duyguları tespit etsin ve hepsini silsin. Yeni birine aşık olma hormonlarımız da tavan yapsın, aşk kokusu üzerimizde olsun.
Bir diğeri de “sevgi ölçer”. “Beni ne kadar seviyor, acaba ilgisi var mı, ilgisi ne kadar?” sorularından gına gelmedi mi? Sana ait bir şey alıyorum, örneğin saç telini ve makineye atıyorum ve makine her şeyi söylüyor. Seni, senin onu sevdiğin kadar sevmiyor. Ya da bu adamda “Sevgisini gösterememe sorunu var” diyor. Kızım sen bu sevdadan vazgeç, gibi yorumlarda bulunuyor hepsi gerçek ama. Benim gibi kocakarı taklidi yapmıyor bu makine.
Daha var, ama hepsini yazamayacağım.
Düşünüyorum sonra, makineler olsa seni kolayca unuturdum belki. Soruyorum kendime ben seni sahiden unutmak istiyor muyum?
Gel hadi, gel. İnat etme, gel gidelim benim hayal dünyama.
Yaşamaya devam et içimde.
Berzah Özgü Özalp
Boğaziçi Üniversitesi
İlginizi çekebilecek yazılar:
Bir yorum var
Yorum yazın:

Yazan:




guzel ve parlak bir fikir sevgi olcen makinalarin olmasini dusunmek, Hic olmassa kim kimi ne kadar seviyor veya sevmiyormu bilir ona gore davranirdik guzel bir yazi tebrikler