ÇAPKINIM, HOVARDAYIM…
1 Kasım 2008, 22:29 | 262 kez okundu
Günlerdir Hüseyin Üzmez’in taciz olayını ve bununla ilgili yorumları duyuyoruz. Herkes haklı olarak Üzmez’i kınıyor. Ancak bu olayda ilginç olan Üzmez’in kendisini savunma şekli ve katıldığı programlarda yaptığı konuşmalar. Kendisine iftira atıldığını iddia ediyor. Bu iddiasının ne kadar doğru olduğu doktor raporlarından da anlaşılıyor! Doğrusu gülünç bir durum. Kendisinden 47 yaş küçük bir kadınla evli olan bu adam için 14 yaşındaki bir kızı taciz etmek olsa olsa iftiradır zaten!
Katıldığı bir programda; önceden ‘HOVARDA’ olduğunu, birçok kadınla beraberlik yaşadığını ve bu kadınların kendisiyle olduktan sonra kapandıklarını, doğru yolu bulduklarını, ‘FAHİŞE’ olmaktan kurtulduklarını söyledi. Nasıl bir zihniyete sahip olduğunu bildiğimiz bu insandan böyle sözler duymak şaşırtıcı değil. Ancak ‘hovarda’ ve ‘fahişe’ sözcüklerini kullanan tek insan Üzmez mi?!
“ Bu adamı asmalı, kesmeli…” diyerek dolaşan birçok insan da eminim ki bu iki sözcüğü hiç çekinmeden kullanıyorlardır. Görünüşe göre ataerkilliği bir türlü üzerinden atamayan daha doğrusu atmaya niyeti de olmayan bir toplum olarak hem ‘hovarda’ hem de ‘fahişe’lerle bir arada yaşıyoruz. Peki hangimiz ‘hovarda’ hangimiz ‘fahişe’ ?Aslına bakarsanız bu soruyu; ‘hovarda’ bir toplumda mı yoksa fahişe bir toplumda mı yaşıyoruz diye sorsak daha net bir cevap alırız.
Bilindiği gibi ‘hovarda’ bir toplumda yaşıyoruz. Çünkü insanın en doğal ihtiyaçlarından birisi olan cinsellik bile ülkemizde ancak erkeklerin tekelinde yaşanıyor. Bunu görmek için öyle uzun uzadıya düşünmeye gerek yok. İki sözcüğün ilk çağrıştırdıkları, anlamaya yetiyor. ‘Hovarda’ denilince en basit anlamıyla ; gezmeye, tozmaya, eğlenceye, kadınlara düşkün erkek; ‘fahişe’ denilince; yine gezmeye, tozmaya, eğlenceye ve erkeklere düşkün ancak !!kötü!! bir kadın gelir aklımıza.
Kadın ‘kötü’dür çünkü ‘kadın’dır. Kadın dediğin; hanım hanımcık olmalı, edepli olmalı, dizini kırıp oturmalı, mümkünse evlenmeli, ‘evinin kadını, çocuklarının anası’ olmalı, evlenmeden cinsellik yaşamamalı, bekaretini kocasına saklamalı , onu yapmamalı, bunu yapmamalı… diye uzunca bir listeye sahiptir. Listeye uymayanlar malum kadınlardır. Bu Türkiye’nin her kesimi için böyledir diyemeyiz belki ama genellersek çoğu kesim için geçerlidir.
Erkek ‘hovarda’ olma hakkına sahiptir, ‘erkek adam’dır. Evli yada bekar istediği gibi gezer, tozar, istediğini yaşar. Tabi ‘hovarda’lık yapabilmesi için kadınlara ihtiyacı vardır. ‘Hovarda’ bir erkeğe ‘fahişe’ bir kadın eşlik etmelidir. Yani ‘hovarda’ ile ‘fahişe’nin farklı bir yanı yoktur. Tek fark; ‘fahişe’ kadındır ve damgalanır.
Bu ülkede erkek aynı zamanda bir ‘hovarda’ olma hakkına sahipken, kadınlar ‘kadın’lık ve ‘fahişe’lik arasında seçim yapmak zorundadır.
Hüseyin Üzmez gibi bir insanın ağzından dökülen ‘hovarda’ ve ‘fahişe’ kelimelerini kullananlar, Üzmez’le ilgili “asmalı, kesmeli…” derken tekrar bir düşünsünler. Acaba asıp kestikleri sadece Üzmez mi?
Derya Coşar
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:




