Davos; Umut fakirin ekmeğidir
31 Ocak 2009, 15:54 | 279 kez okundu
Başbakanın oturumdaki hareketinin tepkisel olduğu bence açıktır; bunun planlanmamış olduğuna inanıyorum; hem moderatörün hem de peresin tavırlarındaki engelleyicilik ve suçlayıcılık her hangi bir kimsenin de şöyle ya da böyle tepki göstereceği tavırlardı…..
Gayet net ve açık bir şekilde ;eleştiride bulunan bir çok diplomatın bürokratik engelleri aşarak söyleyemediği şeyleri söyledi erdoğan, demekki bürokratik bir dil kimi zaman siyasileri insanlığın ortak vicdanından uzaklaştırabiliyor.
Dersinizki insanlığın ortak vicdanı milli menfaatlerden daha önemli değildir; başbakanın bu tepkisi başımıza türlü çorap örecektir o ayrı bir tartışma konusu; çünkü bu tavrın doğruluğundan bağımsızdır; bu durumda tavrın yerinde olup olmadığı konusunda yeni bir tartışma açılabilir…
Tavır kendi başına bürokratik olmayabilir; zaten kendisinin de söylediği gibi erdoğan bir bürokrat değildir; bir devlet liderinden her zaman belli sınırlar içerisinde davranmasını beklemek de sınırlı bir bakıştır; liderler aykırı, şaşırtıcı, hatta şok edici, marjinal tavırları severler; zaten ancak bu şekilde kitleleri peşlerinden sürükleyebilirler. Alışılagelmişi, rutini takip eden bir lider; karizmatik olmaktan ve etkileyici olmaktan uzaktır. Bu açıdan erdoğan kendi liderlik kariyerine bir çok şey katmıştır bu şaşırtıcı tavrıyla….
Eleştirilerde vurgulanan bir diğer nokta; erdoğanın kasımpaşalılığının batıda bizi küçük düşürdüğü üzerine; bence bu konuda doğu toplumunun kendine has özellikleriyle, kendini ifade ediş tarzıyla yüzleşmenin zamanı geldi; öyleki her zaman takdir edilen bu bürokratik batılı ve nazik dil kimi zaman siyasilerin ve toplumların vicdanlarına yabancılaşmasına neden olabiliyor…
Bir başbakandan beklenilen duygularını; öfkesini kontrol edebilmesidir; ama daha da önemlisi vardırki o da gerektiğinde temsil ettiği toplumun onurunu koruması; ve rest çekebilmesidir.
Erdoğan ve peresin izleyicilere açık bir oturumda zaten daha önceki gerginliğin de gölgesi altında yapılan bir oturumun da bu tür duygusal patlamalara neden olacağı ve oluşan tahribatın da gizli yapılan oturumlardan daha fazla olacağı da açıktı.
Erdoğanın tavrının tepkisel olduğuna her ne kadar inansam ve bu tavrını kendi başına takdir etsem de söylemlerini, politikalarını ve görmezden geldiği bir takım haksızlıkları dikkate aldığımda bu tavrın inandırıcılığı azalıyor.
Eğerki haksızlıkların karşısında her defasında sağlamlıkla duran, kendi ülkesinin pisliğini temizlemek konusunda da aynı hassasiyeti gösteren ; faili meçhullere ve işkencecilere de aynı öfkeyi gösteren ve hesap soran bir geçmişi olsaydı bu tavrı daha dürüst bulunabilirdi…..Dini hassasiyetinin bu konudaki tepkisine etkisi açık….
Yine de, ne kadar yetersiz, ne kadar bölük börçük ve sınırlı olsa da kendi başına umut vaadeden bir hareket; bir çok yavan diplomatın hakkıyla dile getiremediği bir tepkiyi dile getirdi…
Ne diyelim; umut fakirin ekmeğidir….
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:
Yazıya yorum yazabilmek için önce giriş yapmalısınız.

Yazan:



