Gösterge Bilimsel Açıdan Reklamda Dil Olgusuna Giriş
17 Aralık 2009, 15:05 | 291 kez okundu
İnsan, doğayla baş başa kaldığında sadece doğanın ona sunduğu güzelliği fark etmek ister. Bu güzelliğin nerede olduğu çok önemli değildir. Bir ırmak kenarı da olabilir, bir deniz kıyısı da veya yemyeşil bir ormanın herhangi bir yeri. Sakin ve dinlendiricidir. Hayatın gürültüsünden uzak kendi halinedir insan, tabi kafasından uzak tutabildiği oranda kalabalık şehirlerin karmaşık gürültüsünü.
Elbette burada söylenilenler herkes için doğru kabul edilemez. Sadece sakin gürültüsüz bir hayatı seven, olur olmaz görüntülere yüklenen anlamlarla kafasını düşüncesini bir türlü toparlayamayan ve bu karmaşadan uzaklaşmak isteyenlerin doğrusu bu.
Metropollerde yaşayan insanların ortak sorunlarını anlatmaya çalıştığımı hepiniz tahmin etmişsinizdir. Özellikle kalabalık şehirlerin çoğu endüstriyel metanın üretim ve tüketimin merkezleri olduğu düşünülürse ve bu sürecin nasıl işlediği göz önüne alınıp incelenirse; doğaya neden daha fazla ihtiyaç duyulduğu anlaşılacaktır.
Üretim nihayetinde tüketimi amaçlayarak gerçekleştirilir. İktisadi anlamda insan mal ve hizmet tüketir. Burada aktarılan tüketim eylemi basit anlamda, bir ürüne sahip olma ya da bir hizmetten faydalanabilmedir. Cümleden de çıkartılacağı üzere yargıların kastettiği sadece tüketici davranışlarıdır.
Bu makalenin konusu olarak seçilen ‘reklam ve dil arasındaki ilişki,’ üretim ve tüketim süreçlerinde tüketici davranışlarını etkileyen bazı durumları ve bu durumların dilsel ve dolayısıyla algısal olarak ne kadar doğru durumlar olduğunu irdelemek için ele alındı. Bu çerçevede sorun olarak irdelenecek ya da daha çok üzerinde durulacak nokta, tüketici davranışlarını etkilemek amaçlı planlanan, hazırlanan veya organize edinen reklamlarda kullanılan nesnelerin ya da imgelerin, dil yolu ile aktarılırken, gerçekle uyuşmaması olacaktır.
Buradan da anlaşılacağı gibi makalenin iskeletini, kitle iletişim araçlarında sıkça kullanılan ve göz ardı edilemeyecek şekilde insan davranışlarını yönlendirmeyi amaçlayan, bu yolla da insanın seçimlerine, gerçekleri anımsatacak ama gerçekleri yansıtmayan içerik ve şekillerle müdahale eden, reklamların dilsel açıdan ele alınması oluşturmaktadır.
Bütün bu söylenilenleri daha iyi anlamak için reklam olgusunun çıkış noktaları, tarih yatağı içerisindeki kavisleri, ve günümüzde gelinen durumun boyutları aktarılacak; ve bu günkü reklamcılıkta örneklerle dilsel yanlışlar aktarılmaya çalışılacaktır.
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:




