Hayat Üzerine: Bir Kadın
16 Aralık 2010, 22:34
Hayat üzerine o kadar çok ki konuşulacaklar, konuşulması gerekenler…
Bu kez farklı, bu kez deneyimlerden bir parça var aklımda, bir kadın.
Bir kadın var, her şeyiyle mükemmel (mükemmelin tanımı da neyse!), güzel, alımlı, başarılı, iyi bir işi var, zengin, aşk hayatı da güzel. Bir şeyi eksik, tek bir şey yok hayatında: iç huzur. Kadın aslında yarım, bir yanı eksik, mutsuzluğunun gölgesinde yaşıyor.
Kadın, ağlıyor, çırpınıyor, inatla her şeye sahibim diyor. Başarım var, herkesi etrafımda toplayabilirim. Param var neyi istersem satın alabilirim, diyor da diyor. Ekliyor, hayat başarısızlığını gizlemek için.
Farkında değil kadın, etrafına saldırıyor, tatmin olmuyor, daima yeni bir şeyler istiyor. Neden: iç huzuru yok bu kadının, kendini kendine tanıtmamış da ondan!
Kadın, yazıyor bir yandan, yazar olmak istiyor. Öyle bilinçli de yazmıyor, rakipleri/akranları yazıyor diye, en önemli matbaalara yolluyor yazılarını. Her şeyi satın alacağını sanıyor. Hep unutuyor, kimi duygular ne parayla ne başarıyla elde edilebiliyor.
Kadın kendiyle değil, hep başkalarıyla yarışıyor. Başkaları için yaşıyor, hırslanıyor, yazıyor, hayatında kötü giden ne varsa, etrafına kızıyor, hırslanıyor. Kalbi kötü kadının, verdiği sırlar bile eksik eksik.
Var böyle kadınlar, en nefret ettiklerim. Farkında değiller ki büyüyemediklerini. Kendilerine yabancılaşmayı öğrenmişler sadece. Uzakta tutup kendinden kendilerini, herkesi taklit ediyorlar. Onun işlerine, onun kocalarına saldırıyorlar, tatmin olmayıp saçmalıyorlar.
En korktuğum kadın, kaybedecek bir şeyi olmadığından her şeyi yapabilecek kadar tehlikeli bir kadın, iç huzuru olmayan. Mutluluğu içselleştiremeyen kadın. Taklitlerle, yaşadığını sanan kadın.
Büyümek için belli bir yaşa gelmemize gerek yok ki, her gün değişiyoruz, kendimize kattıklarımızdan yeni biri oluyoruz. Durup bakmalıyız, nereden nereye geldim, nereye gidiyorum. Başkalarının mutluluklarını gölgelemeden, kimseyi kıskanmadan, kimseyle meşgul olmadan, tek rakibimiz kendimiz olacak bir dünyadan seslenmeliyiz herkese/kendimize. Kendi dünyamızın yıldızı, en güzeli olalım ama özgün olalım, kendi değerlerimizi kendimiz çizelim, mutluluk tanımını kendimiz yapalım. Eminim, daha sağlıklı ilişkiler kuracak daha mutlu bireyler olacağız, eğer başarabilirsek!
Berzah Özgü Özalp
Boğaziçi Üniversitesi
İlginizi çekebilecek yazılar:
Bir yorum var
Yorum yazın:

Yazan:




Kiskanc kadini ne guzelde tarif edip yazmissin. Sanki benim samimi arkadasimi taniyip onu anlatmissin. Cogunun cevresinde bu gibi kadinlarin bulunduguna emini. Benim hislerime tercuman oldugun icin tesekkurler.