Kadın

3 Haziran 2011, 11:02


Minicik gözlerini belki küçük bir odada açtın dünyaya belkide bir hastanede. Ciğerlerine çektiğin havayla ilk yangını hissetin içinde. Hayatın boyunca o yangını küçücük yüreğinde hissediceğini pembe tulumunun içinde nerden bilebilirdin Kadın! Adın Ayşeydi, Elifti, Zelaldi belki de adının anlamı gibi dupduruydu hayallerin, yüzün, ellerin…

İlk tokadını regl olduğunda yedin suratına,okumayı söktün diye saç boncukların ya da kırmızı kurdelen olmadı hiç senin. Okula hiç gidememiştin ki, küçücük ellerini kaleme değil, suya, toprağa, kazma-küreğe layık görmüşlerdi. İlk aşk nedir hiç bilmedin, yüzünü kızartıcak sıcak duyguların olması gerekirken, yüz kızarmasını utanmak olarak öğrettiler sana. Ana-Baba kelimelerinden sonra ”günah” ve ”töre”yi bildin.

Küçücük dünyanda büyük hayallerin vardı belki de. 15 yaşına bastığında okumayı söktün diye kırmızı kurdeleyi göğsüne takamadılar da beline bağladılar, aşiretten büyük bir adamla evlenmendirdiler.  Sen nerden bilebilirdin kahvaltı hazırlamadın diye 15 yerinden bıçaklanıcağını, kendi düşünceni dillendirdiğin, çocuğunu koruduğun için sokaklarda sürükleneceğini. Adın Ayşeydi, Elifti, Zelaldi belki de adının anlamı gibi dupduruydu hayallerin yüzün, ellerin…Hayatının nerde başlayıp-biticeğini 10 kişi belirledi ve hayatını küçük bir köy meydanında belkide koca şehrin küçük bir ara sokağında biticeğine yine onlar karar verdi. Ağlama dediler anana, töre der ki Kurban edilen kadınların ardından yas tutulmaz, ağıt yakılmaz, ailelerine başsağlığı dilenmez. Ölen kadınların ardından gözyaşı dökülmez. Ama keşke bir görselerdi; Her sabah dünyayı yeniden doğuran kim ?

Bengi BAYTEKİN



İlginizi çekebilecek yazılar:

Yorum yazın: