Köleliğin Tarihçesi ve Biz Köleler
28 Aralık 2009, 13:06 | 303 kez okundu
Kölelik eski devirlerden beri süre gelen bir tür efendinin buyruklarını yerine getirme durumudur. İnsancıl nitelikleri üstün olan Hıristiyanlık ve Müslümanlık gibi büyük dinlerde bile,sadece kölelere iyi davranılması salık verilmiş,köleliğin kaldırılması düşüncesi ortaya atılmamıştır.
Hukuk açısından kölelik durumunda ise bugün birçok hukukun ana eksenini oluşturan Roma hukukunda bile kölelik ekonomik hayatın çok yararlı hatta vazgeçilmez bir öğesi idi. Toplumun bütün maddi ihtiyaçlarını köleler giderir,ev işi görür,tarlalarda çalışırdı.Özellikle eski çağların çeşitli sanayi dallarında köle iş gücü egemendi.
Hatta bugünkü toplumlarda saygıdeğer meslekler arasında yer alan doktorluk,avukatlık gibi hizmetleri bile köleler görürlerdi.Çünkü bu hizmetleri özgür kişilerin para karşılığında görmesi,o dönemde ayıp,utanç verici sayılırdı.
Öte yandan köleliğin çok yakın zamanlara kadar varlığını sürdürdüğü bir gerçektir.Zenci ticareti aynı düşünceye dayanmaktadır.Amerika’da son zenci köleler mücadelesi 1865’te sona ermiştir.Osmanlı İmparatorluğu’nda da,Abdülmecit tarafından zenci ticareti yasaklanmış olmakla beraber,”kölelik” ve “cariyelik”in imparatorluğun sonuna kadar varlığını sürdürdüğü kabul edilmektedir.Roma’da farklı siyasal ve ekonomik nedenlerin ve çeşitli düşünce akımlarının etkisiyle toplumsal durumları farklılık göstermekle birlikte,Roma tarihi boyunca köleler ve kölelik kurumu varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Köleliğin tarihini genel hatlarıyla açıkladıktan sonra bugünkü biz kölelere gelmek istiyorum. Öncelikle bizden kastım ben kendimi köle olarak hissettiğim için ve mevcut hegemonya bizi bu duruma getirdiği için bu tabiri kullandım.Artık öyle bir hale geldik ki yargının bağımsızlığını,ülkedeki istihbaratlar arasındaki çatışmayı,siyasal partiler arasındaki karar alma politikasındaki bilgi paylaşımını v.b.birçok olumsuzluğu biz vatandaşların bu durumun bir parçası haline getirilişimizi ve efendimiz ne söylerse ona uymamız gerektiğini hissederekten sanki köle muamelesi görüyoruz.
Dinlenen telefonlarımız,birbirine silah çeken kardeşler,ölen gencecik insanlar bizi artık konuşmamaya,başımızda kim olursa olsun onun emirlerine uymaya,politik bir duruş bile sergilememeye iterek adeta köle durumuna düşürdüğü kanaatine varmaktayım.
Kendimize şu soruyu sormalıyız:hep başa gelenlere boyun mu eğmeliyiz yoksa eleştirmekten korkmamalıyız?
Ama şunu da unutmamamız gerekir ki:ideolojimiz ne olursa olsun yapılan iyi faaliyetleri takdir etmeli,atılan adımlara destek olunmalı,birlikten ve beraberlikten ayrılmamalıyız.Ancak bu şekilde demokratikleşiriz ve köle olmaktan kurtuluruz…
Onur İNCİ
Marmara Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Öğrencisi
onurinci123[at]hotmail.com
İlginizi çekebilecek yazılar:
Toplam 2 yorum yapılmış
Yorum yazın:






Ama şunu da unutmamamız gerekir ki:ideolojimiz ne olursa olsun yapılan iyi faaliyetleri takdir etmeli,atılan adımlara destek olunmalı,birlikten ve beraberlikten ayrılmamalıyız.Ancak bu şekilde demokratikleşiriz ve köle olmaktan kurtuluruz…
güzel bir yazı olmuş elinize saglık ama bu sonuç kısımı bütün yazıyı gölgelemiş..
her ideoloji iyi değildir. her yapılan iyi dogru değildir..takdir etmek ise bizim farklılıklarımızı köreltir..birbirimizi onayladıgımız sürece hayat sıkıntılıdır bence…ve en kötüsü birbirimizin kölesi olmaya başlarız..
belki de en güzelini zenci köleler blues gibi bir müzikle bizleri tanıştırarak verdiler cevaplarını…
haklısınız bir bakıma ama benim orada olaya yaklaşımım her ideolojinin de kendi içinde barındırdığı az da olsa doğruluklardı.