Onların Engeli Biziz

4 Aralık 2010, 14:07

Sabah kalktınız, işe gitmek için hazırlandınız ve durağa doğru ilerliyorsunuz. Artık duraktasınız, otobüsün gelmesini bekliyorsunuz ve hayıflanıyorsunuz ‘’Neden geç kaldı bu otobüs, niye kimse hızlı ilerlemiyor?’’ ve tam o sırada sıranın kenarında tekerlekli sandalyede oturmuş otobüs bekleyen bir kişi gözünüze çarpıyor. O sırada hayıflanmaların ne kadar yersiz ve anlamsız olduğunu anlıyor insan. Bazıları ise anlamadan hayatına devam ediyor ne yazık ki. Genelde de yardım etmek yerine ‘’Yazık! Ne kadar zor hayat onun için.’’ deyip hallerine şükredip, otobüse geçiyorlar.

Tabi ki yaşanılan ülkede davranışı örnek alınabilecek duyarlı büyükleri yoksa bir tekme de onlar atıyorsa, o ülkede kendinden başka kimseyi düşünmeden yaşayan insanların olması da muhtemeldir. Ama ne zaman seçimler yaklaşır ya da bizim ülkemizde her şeyin bir güne sığdırıldığı o gün geldiğinde konuşma metinleri elde, yangında kül bırakmayacak konuşmalarında samimi olmayan vaatlerle, bu konuya değinirler ve bir sonraki seçime kadar rafa kaldırırlar. Oysa oylarına oy katmak için her yıl sökülüp yapılan o kaldırımlara bir rampa koymak bile akıllarına gelmez. Otobüse binmesi için asansör yok, kaldırımda rampalar yok, trafik ışıklarında karşıya geçmeleri için basacakları bir düğme yok ,varsa da normal insanın erişebileceği yerlerde… Sayılamayacak kadar çok yapılması gereken önemli ayrıntılar kimsenin gözüne çarpmaz. “Engelli bireye bakan kişilere ne gibi yardımlarda bulunulabilir?”  bunu konuşmayı bırakın düşünme aşamasına bile gelmiş değiliz. Bunlar söylenildiğinde ‘’ Biz engelli vatandaşımızı kanunlarla koruyoruz.’’ deniyor. Keşke engelli bireyleri kanunla koruma durumuna uygulamalı olarak da yardımcı olabilseler biraz olsun yaralarına merhem sürmüş olurlardı.

Gerçekten gelişme yolunda olan bir ülkeysek ,bence değil, öncelikle engelli bireylere sahip çıkılmalı. Sadece devlet mensubu olan kişiler değil, tüm toplum olarak sahip çıkmalıyız. Bunun için öncelikle bilgi yoksunluğunu gidermekle başlanılabilir. Eğer sosyal devletsek engelli bireylerle diğer bireyler arasında herhangi bir fırsat eşitsizliği olmamalıdır. Yani her türlü açıdan yaşanılası bir ülke olmalıdır.

Esra ASLAN
Psikolojik Danışman



İlginizi çekebilecek yazılar:

Toplam 6 yorum yapılmış

  1. Silver Horns | 10 Aralık 2010, 10:08

    Tebrikler bu konuya değiniğiniz için. Ülkemizde ne yazikki özürlüler insan sınıfına bile sokulmuyor. Yazınızda dediğiniz gibi, toplu taşıma araçlarında karşılaşıldığında “ötekileştiriliyorlar” – yani duyguları ve düşünceleri olan üzülebilen ve mutlu olabilen bir insan gibi değil de sadece bir “özürlü” olarak, istenmeyen kimlikleriyle karşılanıyorlar. Böyle olunca bu insanlara sempatik bir şekilde yaklaşmak, acılarını, sıkıntılarını paylaşmak imkansız hale geliyor. Neredeyse tabulaştırıyoruz bu konuyu, konuşulmaması ve düşünülmemesi gereken yasak bir konu haline getiriyoruz.

    Hal böyle olunca ülkemizdeki belki milyonlarca özürlü evlerine kapanmak zorunda kalıyor, dışarı çıkamıyor. Gözden uzak olunca sanki hiç yokmuş gibi algılanıyorlar. Dışarı çıkap insanlara yaşamın bir de “öteki” yüzünü hatırlatmaları istenmiyor, çünkü modern hayatın hızı ve endişesi içinde boğulmuş insanların bir de bunun gibi “anbormal” şeylerin varlığını hatırlamak gibi bir niyetleri yok. Birçok şeyde olduğu gibi bu konuda da sınıfta kalan ülkemde sadece yöneticiler değil aman başımıza gelmesin yaklaşımlarıyla vatandaşlar da bu konunun gelişememesinde pay sahibi oluyor.

  2. Çağlar ARU | 10 Aralık 2010, 11:06

    Devletin engelli vatandaşların sorunlarını çözebilmesi için;sadece engelli vatandaşlarımız ile ilgilenecek bir bakanlık kurulması gerekiyor ve o insanların hayata katılımı,yaşamı kolaylaştırılacak bütün olanakların sağlanması gerekiyor.

    İkinci görev bize yani engelli olmayanlara düşüyor.Bu konuya duyarlı olup,devleti bu konu üzerine daha fazla düşmeye zorlamak gerekiyor.

    Bu konuya ilgi çektiğiniz için teşekkür ederim.

  3. hakan aslan | 10 Aralık 2010, 12:47

    harikasın kardeşim seninle gurur duyuyorum..

  4. yıldırım gene | 10 Aralık 2010, 14:50

    Çağlar bey in yorumu gerçekten ilgi çekici bunula ilgili bir bakanlık kurma fikri faydalı olabilir. Ancak yazarın engellilerle ilgili ciddi ibilgi eksikliği var bence.Bende psikolojik danışmanım ve engellilerle çalıştım. Sadece 2002 den önce engellilere tanınan haklarla şu anki hakları internetten araştırıp karşılaştırsak bile aradaki fark belli olacaktır. Sosyal hayattaki eksikliklere kesinlikle katılıyorum;engelli rampaları,trafik lambaları v.s birçok şeyin yeterli olmadığına da katılıyorum ancak birçok engel türü var.Ve engelli denince hep akla bedensel engel geliyor.
    Önceden zihinsel engelli bireyleri devlet görmezden geliyordu.Ailelerde evlerde hapis ediyordu.Şu an evde bakım hizmeti,özel eğitim kurumunda eğitim ve yaşam becerileri kazandırma eğitimi ki tüm masrafı devlet üstleniyor, her engelliye maaş bağlanması gibi birçok imkan 2002 den sonra engellilere kazandırıldı. ev ev dolaşıp engellilerin durumunu yerinde tespit ile ilgili bir devlet komisyonunda da görev alan biri olarak söylüyorum.Birilerini kötülemek çok kolay ama yapılanıda görmezden gelmek hoş değil. Onlar devlette kendileriyle ilgili nelerin değişip nelerin değişmediğini çok iyi biliyorlar. Bunun için son 10 yılını engelli olarak geçiren her hangi bir vatandaşla sohbet etmek yeterli.

  5. esra aslan | 10 Aralık 2010, 20:47

    yorumlar ve eleştiriler için teşekkür ederim..soruyorum Yıldırım Bey’e devletin bağladığı maaş en ağır engel durumunda aylık sadece 265 TL veriliyor. sizce verilen bu miktar bır ınsanın 1 aylık masrafını karşılarmı?
    zihinsel engelli bireylere gelince ilköğretim okulunda görev yapan ve bu işin içinde yer alan biri olarak sizce rehabılıtasyon merkezleri ne kadar denetlenıyor ve oralarda ne kadar eğitim veriliyor? sadece oraya gondermek ve ellerıne 2 kuruş para vermekle doğru adımlar atılmıyor. Rehabilitasyonların nasıl işlediklerini sizde eminim benım kadar iyi bılıyorsunuz.sırf muhalif olmak adına yazdıklarınıza yinede teşekkür ederim.saygılar

  6. silver horns | 16 Aralık 2010, 14:21

    Son 2 senesini ağır engelli annesiyle geçiren biri olarak sadece bir şey söylüyorum: Devlet bu konuda sınıfta kalmayı da bırakın okuldan atılır. Keşke bende onu okuldan atıcak güç olsaydı. Değerlendirmem 0′ın bile altında.

    Verdiği yardım gülünç miktarlarda, bu yardımı almak için istediği evrak sayısı şaka gibi, sonra yardım için konutuğunuz “devlet memurları” ne dediğinizden bir haber, derdinizin büyüklüğünden bir haber, hatta ve hatta sizin aldığınız bir gıdım yardımı sanki devleti dolandırmaya çalışıyormus gibi imalarla ve onkez imzalanmış ve mühürlenmiş belgelerle tasdik etmenizi istiyorlar.

    Yeni yasayla evde bakım ünitesi kurulmuş. Bakın ne hoş. Ama nedense telefonları hep meşgul. Randevu almak için aramamız gerekiyor ya. İşe yarıyor mu?

Yorum yazın: