Büyük İnsanlar Olmasaydı
21 Ocak 2009, 11:05 | 628 kez okundu
Büyük insanlar.
Çağ kapatıp açan, dönemlerinde köklü sarsıntılar, değişimler yaratan, ilginç biliminsanları ve düşünürler.
Onları normal insanlardan ayıran, zihinlerini belli belirsiz bir parıltıyla kuşatan, yaratıcı içgüdülerini değil de, bu yeteneklerinin ve buluşlarının dünyada yarattığı veya yaratmış olduğu etkilere kısaca değinmek istiyorum.
Dikkat edilirse, büyük insanlar icat eder, normal insanlar ise o icatları büyütür, kullanır, genişletir ve sürdürür. Büyük insanlar olmasaydı teknoloji, bilim, felsefe, yine gelişirdi. Fakat bu gelişme, daha hızlı veya daha yavaş, ama lineer ve heyecan dolu olarak olarak yine artardı. Oysa büyük insanlar, her zaman için dünyanın kalp ritimlerini bozmuş, adrenalinini yükseltmiş, bunalımlara sokmuş ve dünya hayatına kaosvari bir hava katmıştır.
Büyük insanların bulunduğu dünyada gelişim, inişli çıkışlıdır. Eğer onlar olmasaydı, gelişim, sürekli olarak çıkışlı olacaktı. Çünkü büyük insanlar, her zaman teorileri alt üst ederler ve gerileme ya da ilerleme kaydederler. Büyük insanların bulunduğu bir dünya, malumdur ki tansiyonu yüksek bir dünyadır, fakat onlarsız bir dünya/bir dönem ise genelde lineer ve heyecanlı bir gelişim gösterir.
Büyük insanların bulunduğu dünyayı yetişkin bir topluluğa benzetebiliriz, oysa onların olmadığı bir dünya ise bir çocuk topluluğudur. Bu ikincisi kötü görünmesine rağmen, her zaman için daha sağlıklı ve daha zevkli bir işleyiş gösterir. Çünkü çocuklar hem meraklıdır, hem önyargısızdır. Oysa büyük kişilerin topluluğundaki bunalımlar, onları önyargılı olmak mecburiyetinde bırakmıştır. Fakat genel olarak sürekli gelişim gösterdikleri gibi zaman zaman geriler, zaman zaman bunu telafi ediverirler.
İki toplumda, iki büyük düşünürün etkisi, bu iki toplumun birbirine karışmasını ve birbirlerinden faydalanmasını engelleyebilir. Hatta duvar gibi aralarına set çekebilir. Çünkü arada büyük fikir uçurumu vardır ve bu fikir ayrılığı, fikir alışverişinin hızından çok daha büyüktür.
Büyük düşünürlerin olmadığı bir dünyayı düşünmek ise daha huzur vericidir. Çünkü sıçramalar yoktur hiçbir toplumda, her bir toplum bütün dünya değerlerinin harika bir toplamıdır. Çünkü diğer ülkelerle fikir alıp-verme hızı, fikir üretim hızına denktir.
Büyük insanların olması ya da olmuş olması sıradan bir insanın kaderine ne kadar da benzer! Dünyanın kaderi de insanın kaderi gibidir. İnsanların şaşkınlığa, kedere, bunalıma olan ihtiyacı günlük yaşantısına yansır. Ve dünyanın kaderine baktığımız zaman ise bunun insanınkiyle benzerlik gösterdiği görülür. Ve dünyadaki bu çalkantıları da hep büyük insanlar yaratır.

Yazan:




Bence insanın büyüklüğü idelleri ve hayalleriyle doğru orantılı. Ki o hayaller ve ideallerdir ki dünün, bugünün ve yarının mimarıdır. Uygarlığın…
Uygarlık, ne bir askerin nede bir siyasetçinin eseri değildir. Askerler ve siyasiler salt ve mevcut gerçeklerle ilgilenirler. Uygarlık unsurları itibarıyla tamamen hayalperest idealist tasarımcıların eseridir. Tasarımcı idealit bir kişi aynı zamanda asker veya siyasetçi de olabilir ama üretkenliği tasarımcılığının eseri olacaktır. Uygarlık onların eseri olarak anılacaktır.
Tıpkı Cengiz Han, Osman Gazi, Kristof Kolomb, Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet, Abraham Lincoln, Mustafa Kemal Atatürk, Adnan Kahveci, Recep Yazıcıoğlu gibi.