Gelecek Sefere

8 Kasım 2011, 13:36


Hayatta bir sınavdır değil mi? Neye inandığına göre de değişir hayatın nasıl bir sınav olduğu veya neden bir sınav olmaması gerektiği konusundaki değer yargılarımız. Kimilerine göre ilahi erkten gelen emirleri veya önerileri yerine getirmek, kimilerine göre de özünde insan olmanın gereklerini fark etmek başarılı olmanın ön koşullarındandır hayat sınavında. Aslına bakarsanız, kazandığınızın ve kaybettiğinizin bir önemi yoktur zaman nezdinde. Fikren yaşayan ve ayakları yere basan bir hayat çizgisi oluşturmaktır toplumsal açıdan hayatın en güzel amacı. Başarabilene ne mutlu!

Her zaman istediğiniz gibi işlemeyebilir hayat sınavında devam ettiğiniz süreç. Çünkü bir çok değişkenin rol aldığı bir sürecin içindesinizdir ve koşulları kontrol etmeniz mümkün değildir. Yine de akıl gözünü kapatmadan yürüdüğünüz yolda özün gerektirdiği insanı yaşatmak en doğrusu bence; doğanın en güçlü canlısının hayatta kalma biçimini toplumsallık olarak kabul edersek eğer.

İdealize edilmiş sınavdan alıp klasik eğitim sınavlarına tutalım biraz da. Farklı zamanlarda farklı alanlarda ve “bin bir türlü şekillerde girip kazandı/kaybetti” diye yaftalandığımız sınavlara. Son bir yılda pot üstüne pot kırılan ve bu potlar üzerinde kişilerin tatmin olma şekillerinin daha çok değerlendirildiği, bu gürültüler içerisinde sesleri kaybolan yüz binlerce sınav mağdurlarının  iyi bir sonuca ulaşamadığı sınavlar… Taksim Meydanında protesto etmek için yürüyen iki bin liselinin karşısına on bin kişi çıkarılması ile tehdit edildiği sınavlar…

KPSS’de dağıtılan soruların ardından tatmin olup YGS’de şifreli kitapçık sıkandalının ardından tatmin olacakları seyrettiğimiz günlerde tezini bile yazmaktan aciz -tezinin çalıntı olduğu ispatlandı- bir profesör, bir ÖSYM başkanı. Merak ediyorum maske mi takıyor yoksa hala o makamı kullanacak yüzü var mı? Onursuzluk, gurursuzluk diz boyu, taraftarlar sessiz. Tatminkarlık revaçta. Süreç samanın altında olup bitenleri unutturmaya yönelik devam ederken sayın liderimiz diyor ki: “ÖSYM başkanı süreci iyi yönetemedi”. Merak ediyorum bu yetkili kişi, sürecin anlamını biliyor mu acaba?

Süreç, belirlenmiş olan bir amaca ulaşmaya yönelik geçen zaman dilimidir. Bu bağlamda, “Süreci iyi yönetemedi” düşüncesinin perde arkasına bir bakalım. Olup bitenler malumunuz zaten. Eğer sayın lider bu gelişmelerin içinde olduğu zaman dilimine bir süreç diyorsa, o zaman bir amacı olduğunu söyleyebiliriz. Tabii nerde baktığına göre de değişir amaç. Örneğin, bir bakış açısına göre bu süreçteki amacınız ÖSYM’ye atılan iftiraları temizlemek olabilir. Diğer açıdan bakarsanız da ÖSYM’nin içine düştüğü çirkef durumu hasıraltı etmek amacınız olabilir. Elbette bunun gerçekte hangi açıdan daha sağlıklı değerlendirilebileceğini, kişilerin konuyla ilgili yapılan açıklamalardan tatmin olup olmamasıyla veya çoğunluğun vicdanıyla belirlenmesine karşıyım. Ama bence samanın altında hala bir şeyler oluyor ve birileri “çılgın proje”leriyle ve “bir varmış bir yokmuş zamanın birinde hiç tatmin olmayan… tatmin olan…” masallarıyla halkı uyutuyor.

Evet süreç iyi yönetilemedi. Belki başka sefere. Bu gidişle daha çok seferlere tanık olacağız gibime geliyor. Neticede her bir seferde bir damla daha doluyor bardağa. Ta ki gelinceye kadar son damlaya.



İlginizi çekebilecek yazılar:

Yorum yazın: