Kayalıklardan Suya Bırakılan Cümleler
20 Temmuz 2010, 14:46 | 494 kez okundu
Sanırım küçük yaşlardaydık… Hayal kırıklığının anlamını henüz bilmiyorduk..
Dünya boylu boyunca önümüze uzanmış, bütün isteklerimizi gerçekleştirmeyi bekliyordu. Yani, bize öyle demişti. O demediyse ilk kimin aklına geldi hayal kurmak ?
Sonra ilkgençliğe geçtik.
Bedenimizdeki ve ruhumuzdaki değişiklikler fazlasıyla yeniydi. Artık sadece dokunmak ya da sadece hissetmek yetmiyordu. İkisini bir arada istemeye başladık. Ailelerimizin tutucu, bağnaz, heyecansız olduğundan dem vurduk.
En süper hayalleri biz kuruyorduk.
Gençlikte ne istediğimize karar vermiştik. Bir minibüse atlayıp dünyayı dolaşacaktık, gittiğimiz her yerde acayip maceralar yaşayacaktık, yeni lisanlar öğrenip; 70 milyon yerine, 700 milyon insanı anlayacaktık, evimize dönüp çok keyifli bir işte çalışacaktık.
Hep gülecektik, ama hep!
Evcilik oynamayı gerçek sandık. Çok büyük yanıldık.
İçimize oturdu, adem elmasını yuttuk.
Şimdi kül olmaya devam eden hayallerimize bakıp bakıp, kasık ağrıları çekiyoruz.
Gülmeyi özlemle anar olduk. Hayat dedikleri oluşumu esefle kınar olduk. Herkesin çok bilmişliğinden öfke duyar olduk.
Söylesene;
Biz “kim” olmayı isterken aslında “kim” olduk?
Sonu sürpriz bir film oldu hayatımız.
Başka da bir şey diyemez olduk…
Tuna Bahar
Pamukkale Üniversitesi Sosyoloji
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:
Yazıya yorum yazabilmek için önce giriş yapmalısınız.




