Aşk A.Ş.
6 Ekim 2011, 22:47
”Aşk işsiz güçsüz adamların işidir.” demiş Napolyon. Değerli bir kavram olan aşk, şu son yüzyıllarda kapitalizmin pençesine düşmüş durumda. Aşk, artık kapitalist korporatizmin yarattığı bir ”sanayi” ve ”ticaret” şirketi.
Bu şirket hangi sektörleri mi besliyor ? Müzikten tutun, hediyelik eşya sektörüne kadar pek çok kolla ilişkisi bulunan bir şirket bu.
Aşk A.Ş.’nin elemanları da tükenmek bilmiyor.Bu elemanlar,her an her yerdeler. Bu şirketin ”iş gücü” sıkıntısı da bulunmamakta. Nitekim iş güç olmayınca, asıl iş ”aşk” oluyor.
Aşk, artık 7/24 bir iş hâline getirilmiş durumda. İnsanlar aşkın pazarlamasını çok da iyi yapıyorlar. Methiyeler düzüyorlar birbirlerine, şarkılar besteliyorlar birbirlerine satmak için.
Aşkla iştigal edenlerin çoğunun başka bir işinin olmadığı ortada. Bugün bir toplumbilimsel araştırma yapılsa ortaya bu çıkar.
Aşk A.Ş., bütün sahte beden âşıklarını şirket organizasyonu içinde yutmuş, gönül âşıklarını da içine çekmeye çalışıyor. Eğer böyle olmasa ayrılıklar neden olsun ki ?
Çünkü bir şirket sadece ve sadece ”kâr” etmek için çalışır. Diğer işlevler ondan sonra gelir, her şeyden önce ”kâr” vardır temelde. Akılcı olarak bakıldığı zaman, sanayi ve ticaret işletmeleri için bu mantıksız değildir. Fakat iş herkeste bulunan bir şeyi yine herkese satmaya, propagandasını yapmaya ve ondan kâr sağlamaya kalkışınca bunun adı ”hoyratlığa” dönüşür. Bu artık Adam Smith’in bile belki de düşünemediği bir noktadır, en alttır, cehennemin dibidir.
Hâlbuki aşk, en çirkininden en güzeline her insanda bulunan bir duygudur. Öyle yaşamın her anında da herkese rastlamaz, arada sırada ortaya çıkan bir şeydir.
Gerçek aşkı isteyen insan, hiçbir zaman onun peşinden koşmaz, gerçek aşk onu bulur. İnsanlar birbirleriyle tanışırlar fakat gerçek aşkı bulabilmek insanın elinde olan bir şey değildir. Bunun için paralar saçılmaz etrafa, bedenler heba edilmez, bunun için iş dünyasında dendiği gibi ”koşturulmaz”. Eğer koşturulursa, işte o zaman Aşk A.Ş.’ye hizmet edilmiş olunur ve gönül aşkı beden aşkına dönüşür. Ayrılıkların ise kısa zamanda insan iradesi ”dahilinde” olmak üzere kapıyı çalması kaçınılmazdır.
Kapitalist korporatizm, bir yandan yalnızlığı yaratıp, diğer yandan da bu yalnızlığı ”geçici” olarak paylaşma imkânları sunuyor. Bu ”kan kusturup bir yandan da çanak tutma” devrine dur denmeli.
Manevi ve yüce bir duygunun maddi amaçlara alet edilmesini istemeyenlerdenseniz Aşk A.Ş.’nin anarşisti olun. Bu şirkete baş kaldırın. O zaman belki bir gün gerçek aşk sizi de bulur.
Berat Seçkin DEMİROK
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:

Yazan:



