Bir ülkeden bir iç ülkeye..

28 Temmuz 2008, 15:58

Yaz aylarının başında Akadenzi ve Ege Bölgelerinde onlarca yangın meydana geldi. Hepsini de televizyonlarda izledik gördük; haberdar olduk. Hatta bazılarını canlı canlı görme fırsatımız oldu. Evet yazık ciğerlerimiz yanıyor, Türkiye’nin milli serveti yok olup gidiyor. Gerçektende kayıtsız kalmak mümkün değil bu yangınlara. Ama gelin yüzümüzü biraz da Doğu ve Güneydoğu Bölgelerimize çevirelim bakalım oralarda neler oluyor. En son Dersim (Tunceli)’de yangın çıktı yada çıktı ya da çıkarıldı. Bölge halkı yangınları askerin çıkardığını söylüyor, yangın yerlerinde askerleri malzemeler buldukalrını söylüyorla. Asker ise, durumu şöyle izah etmeye çalışıyor kendince, “Bu ormanlar milli servetimizdir. Yangınlar PKK ile çatışma sırasında çıkmıştır.” Tamam çatışma sırasında çıkmış olsun yangınlar peki neden söndürülmüyor bunlar. Batı’da en ufak bir yangında bırakın o ilin itfaiyesini, uçağını İatanbul’dan Antalya’ya uçak kalktığını da unutmuş değiliz hiçbirimiz. İşte fark burada tabi görenler için. Merak ettiğim şu; neden Batı’daki yangınlar medyada bu kadar yer buluyor da Doğu bölgelerimizde meydana gelen yangınlar gündeme gelmiyor. Orası Türkiye’nin bir parçası değil mi? Ormanlar milli servet değil mi? Yoksa orası ayrı bir ülke mi? Bu kadar duyarsız kalındığına göre insanın aklına başka birşey gelmiyor. Evet gerçektende Malatya’nın ötesi apayrı bir ülke herşeyiyle farkedliyor bu, otobüsle seyahat ettiğiniz zaman bile yollarından hatta elektrik direklerinden, insanların giyim ve kuşamlarından belli oluyor. Ya da bir şehir meydanına çıktığınızda boş boş gezen gençlerinden, sokakta çalışan çocuklarından farkediliyor bu hatta şehirler bile dile geliyor ‘ buarası başka memleket hemserim’ . Başka bir ülkeye geldiğinizi fark etmek o kadar da zor değil yani. Mehmed Uzun’un deyimiyle ‘ Bir ülkeden bir iç ülkeye’ gerçetende kusursuz bir tanım…



İlginizi çekebilecek yazılar:

Yorum yazın: