Kahve AŞKtır, Aşk SANAT!
22 Mayıs 2010, 13:35 | 804 kez okundu
Tanrı iyice yorgun düşmüştü artık; “Bana şükürler olsun ki bugün cuma” dedi ve haftasonunu yarattı. İyi bir fikirdi bu. (Michael Shermer)
Kafamın içinde “Haydi artık geleceğin için birşeyler yap!” diye beynimi kemiren böceklerden kurtulmak istiyorum. Çünkü onlar böyle gürültü yaparken düşünemiyorum ki ben! İkilemler içinde gidip geliyor, kararsızlıklarımın içinde boğuluyorum çoğu zaman. Zihnimi açmak için kafein tüketimim had safhaya çıktı; ama yine de ayılamıyorum işte! 1 günlük bir tatil istiyorum. Hatta ev hapsi, oda hapsi ve hatta yatak hapsine razıyım. İçinde muhteşem aromasıyla beni alıp hayaller diyarıma götüren kahvemin de olduğu bir hapis…
Uyandığımda mis gibi deniz kokan bir yerde, tabi ki denize karşı, hafiften ılık bir rüzgar ve yüzümü ısıtan güneş eşliğinde kahvemi yudumluyor, aşkımı yaşıyor olamayacağımı bildiğimden yaşıyorum bu çelişkiyi.
Yarın birgün uyandığımda belki şu an olmak istediğim yer bana sıkıcı gelecek.
Zaman, mekan ve yer çelişkileri yaşıyorum içimde!
“Herkes yaşar mı bunları?” bundan bile emin değilim.
Çok farklı pencerelerimiz var hayata baktığımız…
Normal olanı hangisi diye sorgulamaksa eğer ki hayat, tek bir yudumda gülümsemekse hayatın tadı, tadına varmak için içtiğin kahveyse aşk, aşk aslında hayat, hayat aslında sanattır.
Sanata yakınlık ya da uzaklık değildir yetenek, o yetenekle harekete geçen içindeki kıpırtıdır anlam, bu anlamda var olan yine aşk olmakla birlikte, aşk sadece “O” değildir!
Hiç herhangi bir kıyafete, takıya, küpeye bile aşık olan birini tanıdınız mı?
Özge Eroğlu
İlginizi çekebilecek yazılar:
Yorum yazın:
Yazıya yorum yazabilmek için önce giriş yapmalısınız.

Yazan:



